31 Ocak 2015 Cumartesi

Cem Öğretir Nasıl Zayıflamış?

Cem Öğretir Nasıl 30 Kilo Zayıflamış?

108 kiloyken 78 kiloya kadar zayıflayan Cem Öğretir, 30 kilo nasıl verdiğinin formülünü TV'de katıldığı programda açıkladı.

ATV’de yayınlanan ve Zahide Yetiş’in sunumuyla ekranlara hafta içinde her gün farklı bir konu ve konuklarla gelen “Zahide ile Yetiş hayata” programının bugünkü konuğu (26.01.2015) Dr. Yasemin Bredley ve ünlü haber sunucusu Cem Öğretir oldu.

Dr. Yasemin Bredley, verdiği beslenme ve diyet bilgilerinin yanı sıra, Cem Öğretir de nasıl kilo verdiğini programda herkesle paylaştı.

Cem Öğretir, 110 kiloya kadar çıktığını ve artık yatakta dönemez hale geldiğini söyledi. Bunun yanısıra uyku apnesinden tutun da horlamaya kadar her türlü sorunun başgösterdiğini ve bunun üzerine diyet ve spora başladığını söyledi. Cem Öğretir, nasıl zayıfladığının formülünü “Zahide ile Yetiş Hayata” programının izleyicilerine anlattı.

Cem Öğretir, verdiği 30 kiloyu 6 yıl gibi bir süre zarfı içinde verdiğini anlattı. Sebze ve bilhassa kara buğday tükettiği­ni tatlı gereksinimi­ni ise 2 tane hurma ve 1 bardak süt ve ya bir kaç adet kuru meyve yediği­ni belirtti­. Bunların yanı sıra zayıflamasına fayda olan sabah kahvaltısın­da tükettiği yulafın tarifi­ni verdi…

Malzemeler:
Badem sütü
Yarım muz
Fıstık ezmesi
Yulaf
Hazırlanışı: Muzu küçük küçük doğrayıp başka malzemeleri de ekleyerek karıştıra­rak tüketin­.

Badem sütü bulamazsanız Dr­. Yasemin Bredley’in vermiş olduğu aşağıdaki tarifi de yapa­bilirsiniz­.

Yarım bardak süt
1 elma rendesi
2 kaşık yulaf
Birazda tarçın serpip karıştırın­. Sabah kahvaltısı olarak tüketin­. Bu tarif sizi öğleye kadar tok tutacaktır…

Cem Öğretir, Cem Öğretir nasıl zayıfladı, zahide yetiş cem öğretir, Cem Öğretir 30 kilo nasıl verdi, Cem Öğretir yulaf tarifi, Cem Öğretir diyeti

Çiller Nasıl Geçer?

Çiller Nasıl Geçer?

Güzelliğimizi gölgelediği­ni düşündüğümüz ve aynanın karşısında durduğumuzda epey canımızı sıkan çil lekeleri, ya doğuştan kalıt­sal olarak var olur veya uzun bir müddet güneşte kaldığınız için güneş ışığın­dan ötürü meydana gelmektedir­­. Tıpta ise cilt içerisinde yer alan melatonin isimli maddenin yükselme­si ve cilt üstün­de bir noktada toplanmasın­dan ötürü çil lekesi meydana gelmektedir­­.

Çil lekeleri yalnız­ca yüz bölgesinde oluşmaz­. Yüzün yanı sıra boyun bölgesinde, sırt­ta ve omuzlar­da da çil lekeleri olabilmekte­dir­­. Genel­de yaz mevsiminde artan çil lekeleri kış mevsimine doğru azalış eğilimi göstermekte­dir­­.

Çil Lekeleri Kimler­de Görülür?
Çil lekesi yukarıda da açıkladığımız gibi eğer doğuştan kalıt­sal olarak gelmiyorsa daha çok güneşte uzun süre kalan, cildi oldukça duyarlı ve açık tenli kişiler­de daha sık görüle­bilir­­.

Çiller Nasıl Geçer?
Çil lekeleri­ni geçirmek amacı ile evde kolay metod­lar uygulayabilecek olduğunuz gibi, sağlık kuruluşların­da bazı tıbbi tedavi yöntemleri ile de çil lekelerinizden kurtulmanız mümkün. Lakin tedavi yöntemlerin­den  bahsetme den  evvel her lekenin çil lekesi olamayabileceğini, bazıları­nın bazı cilt hastalıkları­nın belirtisi hat­ta kansere yol açabilecek bir huzursuz­luk olabileceği­ni de ifade etmekte fayda bulunmakta­. Bun­dan dolayı cildinizde mevcut olan lekelerin gerçekten  çil lekesi mi , değil mi ayrımını yapabilmeniz için uzman bir cilt doktoruna öncelikli olarak danışmanız daha yararlı olur­­.

Çil Lekeleri­ni Yok Etmek İçin Ne Yapa­biliriz?
En kolay yöntemlerden  biri limon suyu maskesi yapmaktır­­. Çil lekesi­ni yok etmek amacı ile temiz bir pamuk parçasına bolca limon sıkın­.Sonrasın­da bu pamuğu çil lekesi­nin bulunmuş olduğu yere koyarak 10* 15 dk süre bekletin­. Sonrasın­da o bölümü ılık su ile yıkayarak durulayın­. Bu işlemi günde 1 ila 2 defa sıklık­la uygula­yınız­. Bir süre sonra çil lekeleriniz kaybolacaktır­­.

Limon suyu maskesi­nin dışın­da çil lekeleri­ni kaybetmek amacı ile cilt doktorunuzun tavsiye edebileceği veya eczanelerden  temin edebilecek olduğunuz beyazlatıcı kremler de kullana­bilirsiniz­. Lakin bu çe­şit kremler çil lekelerinizi bütünüy­le ortadan kaldırmayacak, geçici çözüm sağlayacaktır­­. Çil lekesi tedavisi maksadıyla aynı zaman da tıbbi metod­lar de mevcuttur­. Bunların en  başın­da lazer tedavisi gelmektedir­­. Bun­dan başka cildi soyma işlemi olarak bilinmekte olan ve son yıllarca sıkça başvurulan mikrodermabrazyon uygulama­sı ile de çil lekelerin­den  kurtulmak olanaklı olur­.

30 Ocak 2015 Cuma

Yüzdeki Gözenekler İçin Ne Yapılır?

Yüzdeki Gözenekler İçin Ne Yapılır?

Daha güzel ve pürüzsüz görünen  bir cilt için gözenekleri küçültmek olanak­lı­. Genişlemiş gözeneklerden  kurtulmak amacıyla tavsiye­ler ­. Hepimi­zin hayali parlak, sıkı ve pürüzsüz bir cilt­. En çok şikayet ettiğimiz cilt sorunlar­dan bir tane­si de genişlemiş ve tıkanmış gözenekler­. Yağ üretimi­nin fazla olma­sı ve cilt temizliği­nin iyi yapılmama­sı sebebiy­le genişleyen  gözenekleri sıkılaştırmak olanak­lı­. Cildiniz için bir bakım ritüeli oluşturduğunuzda sağlıklı bir cil­de kavuşmanız esasın­da hiç zor olmaz­. Gözeneklerinizi sıkılaştırmak amacıyla önerilerimizi okuyun­.

Sık olarak peeling yapın
Bildiğiniz gibi genişlemiş gözeneklerin en  büyük sebe­bi cildin iyi temizlenmemesi­. Zamanla cilt üstün­de biriken  kirler, gözenekleri genişletir ve kötü bir görünüme neden  olmakta­dır­­.  Cildinizi sıkça derinlemesine temizlemek ve peeling yapmak gözeneklerin daha küçük görünmesine imkan vermekte­dir­­. Cilt tipinize uygun bir peeling veya sıvı temizleyiciler ile cildin üst katmanlarını temizleyebilirsiniz­. Düzenli cilt temizliği daha sıkı görünen  gözeneklere sahip olmanızı kolay hale getirir­­.

Cildinizi temiz tutun
Cildimiz günlük olarak makyaj katmanları altın­da nefes almaya çalışır­­. Bu, cilt üstündeki gözeneklerin genişlemesine yol açar­. Gözenek problemi­ni kökten  çözmenin yolu ise cildi devamlı temiz tutmak­. Eğer cilt sorunlarınız sebebiy­le fondöten  ve benzeri ürünleri günlük olarak kullanıyorsanız, eve döner dönmez makyajınızı temizlemeniz gerekir­­. Herhangi bir ten  makyajı uygulamamış olsanız bile dışarıdaki kirli hava ve gün içerisinde karşılaştığımız birçok şey cildimi­zin kirlenmesine yol açar­. Bu sebeple günlük olarak cildinizi temizlemek gözenek genişleme­si sorununu kökten  çözmek amacı ile en  mü­him adımlar­dan biri­.

Güneş koruma kremi kullanın
Artık cilt bakımıyla ilgili bütün haberlerin altın­da bu başlığı görmek­teyiz­. Cildini­zin sağlığı için yaz* kış güneş koruma kremi kullanmak büyük bir ehemmiyet taşıyor­. Güneş koruma­sı kullanmadığınız müddetçe cildiniz zarar görür ve bu durum başka birçok zararlı etki­nin yanı sıra genişlemiş gözenekler olarak da önümü­ze çıkmakta­dır­­.  Her gün dışarı çıkma dan evvel cilt tipinize uygun bir güneş koruma kremi kullanmaya özen  gösterin­.

Buhar banyosu yapın
Gözeneklerin doğal bir şekil­de açılışı ve temizlenebilişi için en  tesirli yöntemlerden  biri buhar banyosu­. Gözenekleri tıkayan kir ve yağlar­dan buhar banyosu ile kurtula­bilirsiniz­. Evde çaydanlığın içinde su kaynatarak kolayca bir buhar banyosu hazırlaya­bilirsiniz­. Üstelik aromaterapik bir etki katmak amacıyla kaynayan suya lavanta, biberiye, nane ve kırmızı gül yaprağı ilave edebilir, hoş kokan bir bakım seansı uygulaya­bilirsiniz­.

Spor­dan sonra yüzünüzü silin
Bolca terlemeye neden  olan fitness, koşu veya tempolu yürüyüş gibi aktivitelerden  sonra cildin üstün­de biriken  ter, gözenekler için menfi bir etki yaratır­­. Terin gözeneklerinizi tıkamama­sı için spor­dan sonra cildinizi mutlak suretle silmeniz gerekir­­. Cildinizi hemen  yıkama imkanı bulamıyorsanız, yanınızda terinizi silecek havlular bulundura­bilirsiniz­.

Hamilelikte Düzgün Bir Karına Sahip Olmak

Gebelikte düzgün bir karına sahip olmak amacıyla dikkat etmeniz gerekenler

Gebelikte karın sarkmalarına dur demek si­zin elinizde­.­.­. Karnın sarkma ihtimali, her anne adayı­nın hamilelik süreci boyunca yaşadığı en  mü­him sıkıntılar­dan bir tanesidir­­. Bir yan­dan güzel bir mutluk yaşayacak olan anne adayı, bir yan­dan da vücudunun eski formunu kaybedeceği­ni düşünerek mutsuz olur­. Karın sarkmasın­da kalıt­sal faktörlerin de etki­yi olduğu bili­nir; fakat sarkmanın yaşanma­sı kader olmaz­.

Karın sarkma­sı ileri yaş ve çoğul hamilelikler­de daha fazladır. Karın bölgesi, kafatası ile göğüs boşluğu gibi kemikle değil, kas dokusu ile çevrelenmiş olduğu için karın boşluğunuzun esneyebilmesine imkan vermekte­dir­­. Gebelik esnasın­da büyümekte olan rahim ile karın içi basıncı artmakta­dır­­.  Normal sınırlarda, karın içi basıncı artıkça karın kasları gevşeyip, basıncı azaltmaya çalışır­­. Karın içi basıncı­nın aşırı artığı durumlarda, karın kasları baskı altın­da kalır ve bu basıncın daha da yükselmesi­ni önle­mek amacı ile genişle­yerek deforme olmakta­dır­­.  Kaslar deforme oldukça, cilt elastikiyeti­ni kaybeder ve çatlaklar olmakta­dır­­.  Yaşın ilerleyişi dokuların elastikiyeti­nin azalma­sı yönün­den  kaçınılmaz bir haldir­­. Günümüzde ileri yaş hamilelikleri ve çoğul gebelikler art­ma göstermiştir­­. Çoğul gebelik ile dünyaya gelecek bebek sayısı­nın artması, gebeliğinde meydana gelen  deformasyonun daha fazla olmasını sağlayabilmektedir­­.

Hamileliğe kilolu başla­mak dezavantaj

Son zamanlar­da genç ve doğurganlık dö­nemindeki kadınlar­da obezite sık görülür­. Anne adayları­nın fazla kilo ile başladıkları hamileliklerine, olma­sı gereken­den  çok daha fazla kilo alıp devam etmeleri doğumdan sonra bu kiloların verilmesi­ni zorlaştıra­bilir­­. Doğum esnasın­da herhangi bir problem yaşanmamış olsa bilehi, annenin bedeninde geri dönüşsüz estetik sorunlar oluştura­bilmektedir­­.

Ameliyat olmadan düzgün bir karına sahip olmanız için
Her anne doğumdan sonra hemen  kilolarını verip, bir an önce eskisi kadar genç ve çekici olmak ister; ama bunu yeniden  kazanma­sı baştan önlemleri­ni almamış ise şüphe­siz ba­sit olmayacaktır­­. Anne adayı­nın hamile kalma dan evvel alacağı ve sonra­sı dikkat edeceği birkaç ted­bir ile düzgün bir karına sahip olmak hayal olmayacak­. İşte alacak olduğunuz önlemler:

1* Kilo kontrolünüzü sağlayınız
İlk olarak hamile kalma dan evvel ideal kilonuzda olmaya gayret etmeniz gerekir­­. İdeal kilo tespitinizde beden  parça indeksin­den  yararlanılır­­. Beden  parça indeksi (BKİ), vücut ağırlığı­nın (Kg), boy uzunluğunun metre cinsin­den  karesine bölünmesiyle hesaplanır­­. İdeal ağırlığınız ise; ulaşılmak istenen  BKİ'nin, boy uzunluğunuzun karesi ile çarpılmasıyla el­de edilmektedir­­. Hamileliğe ait hipertansif durumların, iri bebekten  ötürü oluşacak problemlerin, erken  doğumun ve anne karnın­da bebeğin gelişim gerilikleri­ni dengelemek maksadıyla normal BKİ'ye sahipse, anne adayı­nın hamilelikte 11­.5* 16 kilogram arasın­da kilo alma­sı tavsiye edi­lir­­.

2* Beslenmenize ve sıvı tüketiminize dikkat ediniz
Beslenmenin hamileliğingi dişatın­da ve neticesin­de mü­him oran­da etki­yi bulunur­. Önemi olan olan fazlaca miktar­da yemek ve kilo almak değil, gereken  gıdaları dengeli ve yeteri miktar­da almaktır­­. Hamile bir kadının, hamile olmayan bir kadına göre günde ekstra olarak 300 kaloriye ihtiya­cı bulunur­. Bu da yaklaşık %15'lik bir artış, yani 2300 kalori/gündür­. Hamileliğinizde uzmanların önerdiği beslenme şekli; öğünlerinizi artırmanız, bütün temel yiyecek maddelerin­den  yeteri ka­dar ve düzenli şekil­de almanız biçimindedir­­. Su ve sıvı bulunduran gıdaları yeteri ka­dar tüketmeniz, hamileliğinizde pek çok açıdan önemlidir­­. Hamileliğiniz sırasınca kafi sıvı almanız, cildini­zin nemlenmesi­ni fazlalaştırır­­. Bunun yanı sıra nemlendirici kremler sürerek, cildinize masaj yapmanız kan dolaşımınızı hızlandıracağından, çatlak ve sarkmalarınıza karşı önleminizi almış olursunuz­.

3* Egzersiz yapın
Gebelik sürecinizde yapacak olduğunuz egzersizler, uygun sınırlar içinde kilo almanızı sağlaması­nın yanı sıra, dolaşım sistemini­zin daha iyi çalışmasına da katkıda bulunup, karın cildini­zin ve kaslarını­zın kanlanmasını fazlalaştırır­­. Yaptığınız düzenli egzersizler, doğumdan sonran­da da hızla kendinizi toparlamanızı ve kendinize gelmenizi sağlar­. Aldığınız kiloları daha ba­sit vermenize katkıda bulunmaktadır­­.  Doktorunuzun başka bir uyarısı yok ise hamileliğiniz esnasındaki egzersizlerinize4­. ayınızdan başlayıp başlaya­bilirsiniz­. Sezaryenle doğumunuzu gerçekleştirirseniz, karın hareketlerinize 2 haftadan evvel başlamamanız gerekir­­.

29 Ocak 2015 Perşembe

Karın Kası Yapma Hareketleri

Karın Kası Yapma Hareketleri

Güçlü ve sıkı bir karın kası için mekik hari­cinde yapabilecek olduğunuz pek çok alternatif egzersiz mevcuttur­. Karın kasları­nın gelişme­si amaç­lı yapmanız lazım olan karındaki gerilimi fazlalaştırmaktır­­. Kişisel antrenör Rachel Cosgrove karın kasları­nın çalıştırılışı esnasın­da kollar­dan faydalanarak karın kaslarını­zın çalıştırılabileceği­ni söylüyor­. İşte uzmanların karın kaslarınızı mekik hari­cinde başka metodlar­la çalıştır­ma konusundaki önerileri;

Overhead Press
Başını­zın üzerine ağırlık getirmek kol ve omuzlarınız ile beraber abs kaslarınızı da güçlendirecektir­­. Yapmanız lazım olan çok basit­. İlk olarak iki dambılıda başını­zın üzerine kaldırın­. Avuç içleriniz birbirlerine baksın­. Şimdi yavaşça nefes vererek ellerinizi omuz hizanıza indirin­. Biraz bekleyip başlangıç konumuna geri dönün­. Bu hareketi bir kaç kez tekrarlayın­.

Step* Up

Bu hareket bacak ve kalça sıkıştırmaya da yarar­. Elinizeki dambılları yere doksan derecelik açı ile bir adım yukarı çıkıp hemen  ardın­dan bir adım aşağı inin­. Bunu yaparken  vücudunuzu olabildiği kadar gergin tutmanız gere­kir­­.

Lunge with Rotation

Bir dizinizi kırıp kollarınızı içe doğru açıp yukarı kaldırın­. Hemen  ardın­dan kollarını­zın konumunu bozmayacak şekil­de sağa ve sola dönün­. Bu egzersiz ile bel ve karın bölgeni­zin çalıştığını hemen  fark edeceksiniz­. Hemen  ardın­dan bacak dğeiştirip aynı hareketi tekrarlaya­bilirsiniz­.

Ayak Kuruluğu ve Çatlakları İçin Ne Yapabiliriz?

Ayak Kuruluğu ve Çatlakları İçin Ne Yapabiliriz?

Bütün gün boyunca bizleri istediğimiz her yere ulaştıran ve vücudumuzun bütün yükünü taşımakta olan ayaklar hiç ihmal edilmemeli­. Saatler boyunca ayakkabı ve çorap içinde kapalı kalan ayakların derisi kurur ve pul pul döküle­bilir­­. Kuru ve çatlak ayaklarınız olsun istemiyorsanız işte sizlere ayak bakımı ile alakalı önerilerimiz:

Uzun tırnaklar çirkin ve düzensiz görünürler, başkaları üstün­de de kendinize özen  göstermediğiniz izlemi­ni bırakırlar­. Tırnaklarınızı düzenli şekil­de kesin, yumuşatın ve yuvarlak şekil verin­. Yatarken  tırnak diplerine kremle masaj yapın­. Tırnaklarınız parmak ucu kenarın­da birkaç milimetre uzunluğun­da olmalıdır­­.  Ortalama bir ayak tırnağı her ay yalnız­ca 3 milimetre uzuyor­. Bu nedenle, ayak tırnaklarınızı fazlaca ve kısa kesmemeye dikkat edin­.

Nemlendirici olmadan, ayak deriniz kurur, sertleşir ve pul pul olmakta­dır­­.  Nemlendirici krem kullanmak ayağını­zın yumuşak ve ipek yumuşaklığın­da olmasına destek olmakta­dır­­.  Ayağını­zın altını ve parmak aralarını unutmadan ayağınızı birazcık ovalayarak nemlendirici sürün­. Nemlendirici sü­rerek çorabınızı giyme den  evvel ayaklarını­zın kuruma­sı için 10 dakika kadar bekleyin­.

Uzun süren  alışverişler, tempolu koşular ve uzun süre ayakta kalmak ayaklarınız üstün­de baskı uygulayarak ağrıya sebep olurken, sert ve hasar görmüş cil­de de neden  olmakta­dır­­.  Yapabildiğiniz zaman oturmaya veya ayaklarınızı yukarıya kaldırmaya çabalayın­. Kan akışını teşvik etmek amacı ile kendinizi rahatlatın ve ayak masajı yapın­.

Bir kap ılık suyun içerisinde ayaklarınızı 15 dakika süre ile bekletin ve sonra güzelce kurulayın­. Sonrasın­da bir bez veya ellerinizi kullanarak ölü deriyi ovalayın­. Sert deri ayağınızı çok kötü hale sokabilir, renksiz ve çirkin görünmesine neden  o­lur­. Eğer bu deriyi kaldırmazsanız, ayağını­zın topukların­da çatlaklar görünmeye başlar ve deriniz kabuk kabuk olmakta­dır­­. 

Bacaklar Nasıl İnceltilir?

Bacaklar Nasıl İnceltilir?

Bacak bölgenizdeki yağlar­dan kurtulmak istiyor iseniz mutlak suretle düzenli şekil­de egzersiz yapmanız, su ve sıvı tüketimiyle bir­likte diyet programı da gerekmekte­dir­­.

Kalın ve yağ tutan bacakları inceltmek zordur­. Bun­dan dolayı düzenli günlük olarak 30 dakika egzersiz yapmanız gerekir­­. Yüksek tempolu ve bacak kaslarınızı güçlendirici egzersizler formda kalmanız için büyük fayda sağlayacaktır­­.

Bilhassa şikayet edilen, bacaklarını­zın üst bölgesi­ni inceltmek amacı ile bir duvarın önüne geçerek, oturuyormuş gibi vücudunuzu yere paralel olacak şekilde, sırtınız dik çömelin ve iyice yorulana kadar devam edin­. Oldukça kolay görünen  bu hareket bacaklarını­zın mü­him derecede yağ yakmasını ve incelmesi­ni sağlayacak­.

Oturur konumdayken  bacaklarınızı ileri doğru uzatın, yukarı kaldırın ve 10 saniye kadar bu şekil­de kalın­. Bacakları güçlendirmek amacı ile yanlamasına uzanın­.

Üstte kalan bacağınızı bükün ve alt­ta kalan bacağınızı yukarıya doğ­ru kaldırın­. Bu hareketi yaparken  sırtını­zın dik olmasına dikkat edin­. Yürüyüş ve koşma egzersizleri esnasın­da olanaklı mertebe topuklarınıza yüklenmeden, parmak ucunuzda hareket etmeye özen  gösterin­. Bu şekil­de hareket etmek, bütün bacak kaslarını­zın yüksek tempoda çalışmasını sağlayacaktır­­.

Basen  bölgesindeki yağlanmalarınızı yakmak için, yere sırt üstü yatıp bacakları ileri ve geri hareket ettirin­.

27 Ocak 2015 Salı

Ter Kokusu Nasıl Önlenir?

Ter Kokusu Nasıl Önlenir?

Terleme; vücut sıcaklığını düzene sokan, vücudumuzu toksinlerden  arındıran ve vücudun tuz dengesi­ni koruyan canlı sağlığı için doğal bir vücut olayıdır­­.Ter, derideki ter bezlerinden salgılanan bir salgıdır­­.  Bunun önüne geçmek için aşağıdaki bitki formüllerine başvurulabilir­­.

Ter kokusunu gün boyu en  doğal şekil­de uzaklaştırılma­sı istiyor iseniz bu yöntemleri uygulaya­bilirsiniz­.İbrahim Saraçoğlu hocamı­zın yapmış olduğu tavsiyelerine göre ; gün boyu ter kokusu olmaması için, kan taşı olarak da bilinen  şap kullanılır­­. Koltuk altı birazcık ıslatılır ve bir iki kez şap sürdüğümüzde gün boyu ter kokusun­dan kurtuluruz­.

Terlemenin Sebepleri:

* Egzersiz yapmak
* Sıcak havalar
* Sinirlilik, kay­gı hali ya da stres
* Bazı hastalıklardan dolayı
* Duygusal sebep­lerin tetiklediği terleme

Ter Kokusunu Önleme:

1* Adaçayı kaynatılır, ter kokan yerler bu suy­la silinir­­. Pamuğa peçeteye ya da bir beze emdirilmiş adaçayı­nın suyu, ter kokan yerler üstün­de bir müddet tutulur­.

2* Enginarın yapraklarını ve yenilen  bölümleri yarım litre su da kaynatılır­­. İçine birazcık bal ilave edilip daha son­ra günde 3* 4 bardak içilir­­.

3* Patlıcan kaynatılır,suyu ter kokan yerlere sürülür­.

4* Her gün bir bardak adaçayı içmek olağan­dan fazla terlemeyi engeller­.

5* Su ile dolu küvete 3 bardak domates suyu atın ve suyun içinde 15* 20 dakika bekleyin­. Domates çok güçlü ter kesici bir gıdadır­­.

6* Ter kokusunu engellemek isteyenler , koltuk altını bir miktar sirke ile temizleyip bir müddet bekledikten son­ra suy­la yıkamalıdır­­.

7* Gece yatma dan evvel koltuk altlarınıza bir iki damla limon suyu sürerseniz , gün boyu olacak ter kokularını yaşamazsınız­.

8* Çay, kahve ve kola gibi kafeinli içecekleri tüketmemeye çalışın.

9* Maydanoz , marul,ıspanak gibi yeşil renkli sebzeleri daha fazla tüketin­. Zira bu besinlere yeşil rengi­ni veren  kloril maddesi vücut için koku gideren  özelliğe sahip­tir­­.

10* Acı baharatlar, soğan ve sarımsak gibi kokulu besinler terlemeyi arttırdığı gibi ter kokusunu da menfi şekil­de etkilemektedir­­.

11* Geniş ,rahat ve pamuktan yapılmış giyecekler giyin­. Dar giyeceklerden  ve ya­pay maddelerden  yapılmış giyecekleri kullanmamaya özen  gösterin­.

12* Magnezyum ve çinko noksanlığı de ter kokusuna neden  ola­bilir­­. Bu minarelleri içeren  gıdaları yiyebilirsiniz­.

13* Mürsafi, şap, safran yeterince sıcak suy­la karış­tırılıp koltuk altına sürülmelidir­­.

14* Patlıcan ve enginar eşit miktarlar­dan kaynatılıp günde üç bardak içilmelidir­­.

ter nedir, ter kokusu nedir, ter kokusu nasıl geçer, ter kokusuna ne iyi gelir, ter kokusu nasıl önlenir, fazla terleme nasıl önlenir

26 Ocak 2015 Pazartesi

Metabolizmayı Hızlandıran İçecekler

Metabolizmayı Hızlandıran İçecekler

Bağırsaklarınız dahil bütün metabolizmanı­zın hızlı çalışma­sı kilo vermenizi kolaylaştıracaktır­­. İşte bu içecek size bu konu ile ilgi­li çok yardımcı olacaktır;

1- Armutun suyu bağırsakları hızlı çalıştırır ve içerisindeki lifler yardımıy­la kabızlık amaç­lı bire birdir­­. Günde 2 bardak içebilirsiniz­.

2- Ananas suyu diyet listeleri­nin olmazsa olmazı,idrar söktürücüdür, kurt ve benzeri bağırsak parazitleri­ni var ­ise düşürür, ayrıca bağırsakları da çabuklaştırır­­.

3- Bir bardak elma suyu içmeniz bile hazımsızlık sorunlarınızı giderir sizi hemen  rahatlatır­­.

Eğer diyetteyseniz bu 3 içeceği listenize ekleyebilir ve gönül rahatlığıyla bu içeceklerden  tada­bilirsiniz­. Elbette aşırıya kaçmadan­.

Siyah Noktalara Evde Kesin Çözüm

Siyah Noktalara Evde Kesin Çözüm

Siyah noktalara çözüm için evde uygulayabileceğimiz bir çok metod mevcuttur­. Aynı zaman­da siyah noktalar için bir çok kimyasal içerikli kremler bulu­nur­. Sitemizde mümkün mertebe bitkisel tedavilere önem veriyoruz­­.  Peki siyah noktalara ne iyi gelir? Siyah noktalar nasıl geçer? Siyah noktalara karşı ev reçetesi nedir?

Siyah Noktaların Bitkisel Tedavisi

1* Bir adet limonun kabuğunu rendeliyoruz­. Sonrasın­da bir çorba kaşığı doğal yoğurdun içerisi­ne bu limon rendesi­ni ve bir yemek kaşığı kadar mısır unu koyuyoruz­. Bu karışımı güzelce harmanlayıp yüzümüze masaj yaparak sürüyoruz­. 15 dakika bekleip daha son­ra yüzümüzü ılık suy­la yıkıyoruz­.

2* Bir adet kırmızı turp alın, bunu güzelce yıkayın­. Kabuklarıyla beraber rendeleyin­. Sonra bu rendelenmiş turbu bir tülbent yardımı i­le süzün­. Çıkan turp suyunu elma sirkesi ile karıştırın­. Bu karışımı güneş görmeyen  bir yer­de üç gün bekletin­. Üç gün geçtikten  sonra bir pamuk veye peçete kullanarak bu karışımı siyah noktalarınıza sürün­. Bu metodu günlük olarak uygulayın ­. Üçüncü gün­den  sonra siyah noktalarınıza etki ettiği­ni göreceksiniz­. Kesin neticeler ise 7* 10 gün sonra belli olacaktır­­.

3* Yarım su bardağı su alın ve içerisi­ne üç yemek kaşığı elma sirkesi dökün ve kaynatın­. Sonrasın­da ateşi kısın ve üzeri­ni bir tülbent ile kapatın ve çıkan buhara yüzünüzü tutun­. On beş yirmi dakika yüzünüz buhar­da kalsın­. Bu metod siyah noktalarınız gözenekleri­ni açacaktır­­. Sonra tekrar az bir miktar su ve bir o kadar da sirke ala­rak karıştırın­. Bu karışımla da yüzünüzü silin­. Bu işlemi bir hafta da iki kez tekrarlamanız siyah noktalar­dan kurtulmak amacıyla yeter­.

4* Bir tutam kadar yabani kekik yaprağı, nane ve ıhlamuru bir kaba koyup üzerine su ilave ettikten  sonra kaynatın­. Kaynama bittikten  sonra karışım kenara alınır ve soğuduktan sonra siyah noktalara sürülür­.

5* Bir adet salatalığı alın ve kabuklarını soyun. Daha sonra suyunu çıkarın­. Salatalık suyunun içerisi­ne bir türk kahvesi fincanı limon suyu , bir çorba kaşığı badem yağı ve çırpılmış bir tane yumurtanın akını ilave edilmektedir­­. İyice karıştırılır­­. Bu karışıma hamur yoğunluğuna gelene kadar patates unu katılır ve yoğurulur­. Hazır olan kremi yüzünüze sürdük­ten  sonrayaklaşık yirmi* yirmi beş dakika bekletin­. Sonrasın­da yüzünüzü ılık su ile yıkayın­.

Siyah noktalar­dan kurtulduktan sonra her sabah yüzümüze gül suyu ile silersek yüzümüz "bebek" gibi olacaktır­­.

Gastritin Bitkisel Tedavisi

Gastrit Nedir? Gastrit Bitkisel Tedavisi Nasıldır?

Midenin iç yüzündeki zarın iltihaplanma­sı netice­si meydana gelen  bir rahatsızlıktır­­. Mide iltihabı ya da mide nezlesi de denilir­­.

Gastrit sebep­leri: Ağır yemekler, fazla kuru ya da sert yiyecekler, hamur işleri, tatlılar, acı ve baharatlı yiyecekler, alkol, fazlaca miktar­da çay, kahve ya da sigara içmek, yemek saatleri­nin düzensiz olması, hızlı hızlı ve çiğnemeden  yemek, fazla ilaç kullanmak, ateşli hastalıklar, karaciğer ya da safra kesesi hastalıkları, kalp hastalıkları ya da romatizmadır­­.  Tedaviye başlama dan evvel hastalığın nedeni­ni saptamak gerekir­­.

Gastrit Belirtileri: Mide ağrısı, bulantı ya da kusma, baş ağrısı, iştahsızlık, ansı­zın çıkan ateş, baş dönmesi, dil­de beyaz pas, bitkinlik görülmekte­dir­­. Midenin üzerine bastırılınca da ağrı hissi duyulur­. Bu belirtiler bilhassa ilk bahar ve son bahar ayların­da artmakta­dır­­.  Tedavisi : perhiz ve dinlenme şarttır­­. Hastalığı doğuran sebep­ler ortadan kaldırılır­­. Hafif gıdalar yenir­­. Aspirin gibi ilçlar kullanılmaz­. Yemekler, yavaşça ve çok çiğnenerek yenir­­.

Gastrit Bitkisel Tedavisi

1* İnek sütün­den  yapılmış ayran, nar şerbeti ve ayva şerbeti bol bol içmek gerekir­­.
2* Bir bardak arpa suyunu ve bir bardak nar suyunu karıştırılarak içmek gerekir­­.
3* Elli gram arap zamkı ile birlikte elli gram kitre karıştırılarak birer kaşık yutulmaya devam edilmektedir­­.
4* Koyun otu şerbeti ve pelin otu şerbeti birer bardak içilir­­.
5* Çelik bir demir kızdırılır ve süte batırılarak söndürülür­. Bu sütten  içilir,kuru üzüm ve nar yenilmeye devam edilmektedir­­.
6* Kaymağı alınmış yoğurt, ayva şerbeti ve nar şerbetin­den  bol bol içilmeye devam edilmektedir­­.
7* Bir litre arpa suyu ve bir litre nar suyu karış­tırılıp bardak bardak içmek gerekir­­.
8* Bir litre arpa suyu , bir litre demirhindi suyu ve bir litre erik suyu karıştırılarak karışım oluşturulur ve içilir­­.
9* Beş gram tabaşir , elli gram üzüm koruğu suyu, üç gram kilermeni , üç gram sirke ve yirmi beş gram limon­. Bu maddeler alınıp karışım yapılır ve bu karışımdan kaşık kaşık yenir­.
10* Yüz gram kişniş, yüz gram hindiba tohumu, on iki gram sarı gül , otuz gram mesteki, dokuz gram karanfil, dokuz gram sandal, dokuz gram menekşe çiçeği, dokuz gram miyen  balı­.
Bu maddeler toz yapılır, yeterince nane suyu ile iç defa kaynatılır, el­de edilen  karışıma şeker ilave edilir,macun gibi yapılır ve onar gram yutulmaya devam edilmektedir­­.
11* Nar şerbeti, koyun otu şerbeti ve pelin otu şerbeti­. Bu şerbetlerin her birisine şeker ilave edilerek ayrı ayrı içmek gerekir­­.
12* Kırk gün sabahları aç karnına birer kase süte üçer kaşık bal ilave edilip içmek gerekir­­.
13* Otuz gram taze nane kaynatıla­rak sabahları aç karnına bal ile birer bardak içilmelidir­­. İyi olana kadar devam etmek gerekir­­.

25 Ocak 2015 Pazar

Sağlıklı Kilo Almak İçin Ne Yapmak Gerek?

Sağlıklı Kilo Almak İçin Ne Yapmak Gerek

Çevrenizdeki birçoğu insan fazla kiloların­dan şikayet eder­. Bunun yanın­da si­zin gibi, sağlıklı kilo almak isteyenlerin de olduğu bir grup bulunur­. Çoğu kişi bunun nedeni­ni anlamaz ve size şaşkın gözlerle bakar­.

Ancak görünüşünüzden  memnun değilseniz, "çok zayıfsın" lafını duymaktan sıkılmış iseniz veya hastalıktan yeni çıktıysanız kilo almak istemeniz gayet normaldir­­. Peki sağlıklı bir şekil­de kilo almanın formülü nedirı Hızlı kilo almak olanaklı müdürı

Zannedilenin aksine, kilo almak da en  az kilo vermek gibi zor ola­bilir­­. Lakin sağlıklı yollardan, kaidelere uyarak ve planlı bir şekil­de beslenerek, istediğiniz kiloya daha ba­sit ulaşa­bilirsiniz­. İşte size kilo almanızda yardımcı olacak altın değerinde ipuçları;

Vücut Tipinizi Bilin ve Bunu Kabullenin

Genleriniz, vücut tipini­zin ve kilonuzun belirlenmesinde büyük rolü bulunur­. "Oldukça sağlıklı bir insanım ama neden  zayıfımı" diyorsanız, ailenizdeki başka kişileri inceleyin­. Eğer onlar da birçoğu kez si­zin gibiyse, durumunuzu fazla dert etmenize gerek yok­tur­.

Sakın unutmayın, insan vücudu yalnız­ca genlerin i­zin vermiş olduğu ölçüde değişime uğraya­bilir­­. Zayıfsanız fakat sağlıklıysanız, en  fazla bir kaç kilo alıp görünüş olarak da kendinizi memnun edebilirsiniz­. Daha fazlası için uğraşmak, her zaman istediğiniz netice­si vermeyebilir­­.

Duyduğunuz O Mucize Kilo Alma Yöntemlerine Dikkat Edin!

Piyasada hızlı bir şekil­de kilo aldırmayı iddia edici yüzlerce ürün bulunmakta­. Eğer amacınız sağlıklı bir şekil­de kilo almak ise, bu tarz ürünlerden  uzak durmaya çabalayın­. Aynı şekil­de de zayıflama ürünleri­ni satın almak istiyorsanız, alacak olduğunuz ürünü iyice araştırın­.

Sporcu ürünleri bu kategoride en  rahat güvenebilecek olduğunuz ürünlerdir­­. Doğal bileşenlere sahip olduklarından, doğru miktar­da tüketerek sağlıklı kilo alma amacınıza ulaşa­bilirsiniz­. Bilhassa spor yaparak kilo almak isteyenler, bu ürünleri beslenme programın­dan eksik etmemelidir­­.

Kilo Almak İçin Çok Yemek mi Yoksa Kaliteli Yemek mi?

Sağlıklı kilo almanın en  mü­him formülü, tükettiğiniz bütün yiyeceklerin doyurucu açıdan zengin olmasına dikkat etmektir­­. Size "boş kalori" sağlayan cips, meşrubat ve şekerler ile sağlıklı bir şekil­de kilo alamazsınız­. Her öğününüzde, protein, karbonhidrat, yağ ve vitamin yönün­den  zengin bir beslenme programı oluşturmanız gerekir­­.

Sağlıklı kilo almak istiyorsanız, aşağıdaki tavsiyelere uymanızda fayda bulunmakta­.

Eğer yemek yediğinizde hemen  doyuyorsanız, günde 5 ila 6 öğün yemek yemeye çalışın­. Yemekler den  evvel ve sonra sıvı yiyebilirsiniz­. Lakin yemek esnasın­da sıvı tüketirseniz, mideniz dolar ve daha az yemek yersiniz­. Bun­dan ötürü yemek esnasın­da sıvı tüketmeyin­.
Mısır gevrekleri­ni ve toz içecekleri, su yerine süt kullanarak hazırlayın­. Kilo almak amacıyla bu karışımlara bal, kuru meyve veya kuru yemişler de ekleyebilirsiniz­.
Yemeklerinizle bir­likte yediğiniz salataları, zeytinyağı veya fındık yağı gibi sağlıklı yağlar ekle­yip tüketin­. Bu, sağlıklı kilo almanıza yardımcı olacaktır­­.
En sağlıklı şekil­de kilo almak için, bir diyetisyene başvurun ve ihtiyaçlarınıza özel bir beslenme programı hazırlamasını isteyin­.

Doğum Kiloları Nasıl Verilir?

Doğum Kiloları Nasıl Verilir?

Kadın vücudu daha gebeliğin en  başın­dan başlayıp kendisi­ni hem doğuma hem de doğumdan sonran­da bebeği emzirmeye hazırlar­. Göğüsler şişer ve hassaslaşır, karın bölgesinde yağlar depolanmaya başlar, bel kalınlaşır… Bu değişikliklerin tamamı­nın amacı sizi kusursuz bir anne yapmaktır­­.

Doğumhaneden  çıktığınızda aldığınız kiloların yaklaşık 6 ila 7 kg’ını kaybetmişsinizdir­­. Bu ağırlığın bir kısmı bebek, bir kısmı gebelik suyu ve bebeğin eşi dediğimiz plasenta'dır. Fakat geride verilmeyi bekleyen  fazla kilolarınız hala vardır ­. Esasın­da bu kilolar korkutucu kilolar olmaz­. Normal­de emziklilik sürecin­de bu kilolar­dan çok rahat bir şekil­de kurtulursunuz­. Peki doğum kilolarınız gitmiyorsa, hala doğum yaptığınız kiloda takıla­rak kaldıysanız ne olacakı Hatanın nerede olduğunu nasıl bula­bilirizı

GEREĞİNDEN FAZLA BESİN TÜKETİYOR OLABİLİRSİNİZ
Bu süreçte kilo verilememesi­nin en  bilindik sebebi diyetsel hatalardır­­.  Bu süreçte annelerin birçoğu kez yaşadıkları sıkıntılar­dan bir tanesi ­ olan sütleri­nin azalış korkusu bazı zamanlar kilo kayıplarını zorlaştırmaktadır­­.  Zira süt artırmak amacıyla genel olarak başvurulan besinler şeker muhteviyatı yüksek, tatlı besinlerdir­­. Bu gıdaların tüketimi, annelerin gerektiğin­den  çok enerji almalarına, ötürüyle de kilo kazanımlarına neden  olur­. Gebelik süreci boyunca ""sen  2 canlısın 2 kişilik ye"" öğütleri­nin ardın­dan emziklilik süreci boyunca de "" Tatlı ye ki sütün bol olsun"" öğütleri­nin uygulanma­sı bu iki sürecin ardın­dan kilolarla baş başa kalınmasına neden  olur­. Unutulmama­sı lazım olan şey; ""Bebeğimden  bana yadigar kilolarım kaldı"" diyen  anneler emziklilik süreci boyunca gerektiğin­den  çok yiyecek tüketerek fazla enerji alan anneler olduğudur­. Oysa süt verimi­ni artırmak amacıyla başvuruluşu lazım olan besinler bilinenin tam tersi şeker muhteviyatı çok olan besinler olmaz­. Anne sütünün verimi­ni artıran gıdaları şu şekil­de sıralaya­biliriz;

· Su
· Maden  suyu
· Sebze
· Meyve
· Meyve suları
· Süt
· Kefir
· Ayran
· Yoğurt
· Şekersiz kompostolar
· Az yağlı yapılmış çorbalar
· Tam taneli buğday ekmekleri
· Bulgur
· Yulaf
· Kurubaklagiller

Görüldüğü üzere; içinde suyun bulunmuş olduğu ve vitamin ve minerallerin bol olduğu besinler, anne sütünü artırmak amacıyla tüketimi lazım olan en  doğ­ru besinlerdir­­.

TİROİDLERİNİZ BOZULMUŞ OLABİLİR
Tiroid rahatsızlığı gebelik süreci boyunca genel­de görülmekte olan bir problemdir­­. Hat­ta gebelik süre­since doktorunuz aralıklarla tiroid iş­lev testlerinizi ölçtürür­. Genellik­le görülmekte olan bozulma şekli tiroidlerin az çalışma halidir­­. Bu durum genel­de doğum sonrası da devam eder­. Hat­ta bir­takım haller­de tiroidlerin çalışma­sı doğum sonrası bozulur­. Az çalışmakta olan tiroidleriniz var ­ise emzirme süreci boyunca kilo veremezsiniz­. Hat­ta sütünüzü artırmaya çalışırken, yani bol yiyecek tüketirken  süt veriminiz bile azalmaya başlamaktadır­­.  Tükettiğiniz besinler sizde yağlanma yapmakta­dır­­.  Ya hastaneden  çıktığınız kiloda kalırsınız veya kilo almaya başlarsınız­. Bunun teşhisi de tedavisi de oldukça kolaydır­­.  Aile doktorunuza ya da herhangi bir hastaneye gidip troid testlerinizi yaptırın­. Eğer bozukluk var ­ise size ilaç tedavisi başlanacaktır­­. İlaç tedavisi yardımıy­la troidleriniz normal çalışmaya başlayacak sizde kilolarınızı kolayca vereceksiniz­.

Bebeğiniz 1 yaşına geldiği zaman normal bir kadın vücudunun doğum öncesindeki haline dönmüş olma­sı beklenir­­. Kilo kontrolünüzü yalnız başınıza yapmakta zorlanıyor iseniz mutlak suretle bir diyetisyen  ile beraber çalışın ve diyetisyeninizden  destek alın­. Sağlıklı ve fit günler sizin olsun­.

İlgili aramalar: doğum kiloları, hamilelik kiloları, doğum kiloları nasıl verilir, doğum kiloları nasıl atılır, hamilelik kilolarını atmak için ne yapmak gerekir

Hamilelikte Hassas Olma Durumu

Gebelikte Hassas Olma Durumu

Gebelik her kadı­nın hayatın­da bir dönüm noktası­. Hamile olduğunu öğrenen  her kadın yeni bir çağa giriyor­. Bu süreçte yaşanmakta olan fiziksel değişikliklerin yanın­da bir de psikolojik farklılıklar ekleniyor­. Tüm duyguları aynı an­da yaşayan anne adayı, kendine destek arıyor­.

Bu süreçte bütün duyguların bir arada yaşanma­sı epey normaldir­­. Zira anne hem hamileliği hem de kendisi­ni keşfetmeye başlamıştır­­. Kendi­ni farklı ve değişen  bir bedende izlemlerken, hamileliğin getirdiği fiziksel problemleri yaşarken, bir taraftan da bebekle ilgili aklın­da meydana gelen  bir çok soruyla da baş etmeye çalışmaktadır­­.  Bu durumda annenin yapma­sı lazım olan tek şey; hamilelik durumunu kabullenip, bütün bu yaşanmakta olan duyguların bu çağa has olduğunu düşünmesidir­­. Bununla birlik­te, bebeğin içer­de kendisine bağlı yaşadığını hissetmeli, arkasına yaslanarak bunun keyfi­ni çıkartmalıdır­­.

İnsanlar bilmedikleri konular­da daha çok telaşlanır, acemilik çeker ve sorun yaşarlar­. Bun­dan dolayı hamilelikte ilk adım kafi bilgi edinme olmalıdır­­.  Bilgiyi doğru kaynaktan almak kadar bilgi­nin veriliş tarzı da önemlidir­­. Kontrolü kaybetmemek ve daha az sorun yaşa­mak için, mutlak suretle annenin rahat edeceği bir doktorla bu süreci geçirme­si en  iyi seçimdir­­. Zira anne adayı dokuz ay boyunca, fiziksel değişimin getirdiği rahatsızlıkların yanında, endişe, korku, telaş, endişe ve huzursuzluğu da yaşar­.

Doktor hari­cinde, daha çok bilgi alabileceği kitaplardan, internetten  ve hamilelik kursların­dan da faydalana­bilir ­. Böylelikle daha fazla bilgi­nin vermiş olduğu güç ve bilinçlilikle daha az telaş ve acemilik yaşanacaktır­­. Anne adayı, hamilelikte yaşadığı psikolojik problemler dışında, doğum konusundaki menfi düşünceleri­ni de bu şekil­de aydınlığa kavuştura­bilir­­.

Fiziksel olarak yaşanılmakta olan her türlü rahatsızlıklar ve problemler anneyi hamilelikten  soğutmamalı, her zaman doğacak olan be­beğin mutluluğu ve bu sorun­ların kısa bir süre sonra biteceği düşünülmelidir­­. Bebeğe iyi bir anne olup olamama kaygısı, iyi bir gelecek verememe korkusu, sağlıklı bir doğum gerçekleştirememe kaygısı annenin aklını devamlı meşgul edecektir­­. Oysa bu düşünceleri uykularını kaçıracak kadar büyütmek yersizdir­­. Çünkü, doğumdan sonran­da bebeği­ni kucağına alan annenin düşünceleri bütünüy­le değişecek, ona dokunmanın vermiş olduğu heyecanla bu endişeler silinecektir­­.

Anne adayı­nın eşi ve ailesi ile olan ilişkisi de bu süreçte çok büyük rol oynamaktadır­­. Dolayısıyla yeni anne korkularını, kaygılarını, problemleri­ni bilhassa eşi ile paylaşmalıdır­­.  Anne ve baba, ebeveyn olma sorumluluklarını beraber üzerlerine almalıdırlar­. Eşi­nin bu yardımıyla anne duygusal olarak beslenir ve kendine güven  duyar duru­ma gelmektedir­­. Annenin sağlıklı psikolojik durumu, bebeği de olumlu şekil­de etkileyecektir­­. Eş desteği­nin yanın­da aile ve arkadaş yardımı de önemlidir­­. Bazı sorun­ları eş yerine, bir anne veya hamilelik hususun­da tecrübe­li bir arkadaş yardımıyla çözmek daha ba­sit olabilmekte­dir­­.

Sağlıklı çocuk yetiştirmek hamilelik süreci boyunca başlayan bir evredir­­. Anne adayı kendi duygularını doğru tanıdıkça, bebeğine daha sağlıklı bir anne modeli oluşturacaktır­­. Eğer duygularını tanımaktan kaçınır, onları görmezden  gelirse, destek almaz ise gerginlik ve stres dolu bir dönem yaşanma­sı ve bunun bebeği de etkileme­si kaçınılmaz olacaktır­­.

Anne bütün bu duyguları yaşarken  birazcık daha sakinleşmek için, kolay bir spor veya bir hobi ile uğraşa­bilir­­. Bunlar; yüzme, yürüyüş, resim yapma, boncuklarla uğraşma, dikiş dikme, yeni yemek tarifleri deneme gibi uğraşlar ola­bilir­­. Eğer çalışıyorsa ve sağlıklı bir hamilelik geçiriyorsa iş yerine doktor gözetiminde devam edebilmekte­dir­­. Bu şekil­de kendisi­ni meşgul ederek, hamilelik endişeleri ile daha az yüz yüze gelecek ve daha az endişe duyacaktır­­. Önemi olan olan dokuz ay süresince, stresten  uzak, sakin ve huzurlu günler yaşamaktır­­.

Hamile olmasalar bile kadınların bakımlı olma çabaları onları rahatlatmakta ve psikolojileri­ni olumlu şekil­de etkilemektedir­­.

Dolayısıyla, anne adayları kendileri­ni daha iyi hissetmeleri açısından; el* ayak bakımı, saç şekillerinde değişiklik, bir kaç giysi ve aksesuvar alışverişi, farklı renkte makyaj malzemeleri ile kendileri­ni olumlu şekil­de motive ede­bilirler­. Bu konuda dikkat edilişi lazım olan konu, yapılmakta olan bakım metodları­nın hijyen  ve sağlıklı ürünler çerçevesinde oluşudur­. Bunların haricinde; düzenli uyuma, dengeli beslenme, arada ılık duş alma ve masaj yaptır­ma gibi şeyler de hamilelik süreci­ni rahat geçirmek amacı ile gözardı edilmemelidir­­.

Özetle, bilinme­si lazım olan tek şey; hamile bir kadı­nın çok duyarlı olduğudur­. Üzerinde durulmama­sı lazım olan çok kolay bir konuyu büyütebilir, küçük bir hadi­sede saatlerce gözyaşı dökebilir, olmadık şeylere sinirlene­bilirler­. Hamile anne bunun her ne kadar farkın­da olsa bile, kendisi­ni tutamadığı da ayrı bir açık­tır­­. Unutulmamalıdır ki; hamilelik, doğum ve arkasın­dan gelen  annelik, her kadı­nın yaşa­mak isteyeceği ve bilinç sahi­bi bir şekil­de yaklaşılırsa, büyük mutlulukları beraberinde getiren, kadınlara verilmiş en  güzel armağandır­­.

İlgili aramalar: hamilelikte hassasiyet, hamilelikte duygusallık, hamilelikte kırılganlık

23 Ocak 2015 Cuma

Ellerdeki Siğiller Nasıl Geçer?

Ellerdeki Siğiller Nasıl Geçer?

Eller­de görülmekte olan siğiller, en  fazla rastlanılan siğil hastalıkların­dan bir tanesidir­­. Virüslerin neden olduğu bulaşıcı bir hastalık olan siğiller vücudun türlü bölgelerinde görüle­bilmektedir­­. Siğil, genel olarak görünüm yönün­den  kötü bir görünüş arz ettiğin­den  tedavisine başvurulan bir hastalıktır ancak, önemsenmediği haller­de daha ciddi sorunlara neden  olabilmekte­dir­­.

Eldeki siğillerin nasıl geçeceği ve tedavi edileceği en  çok öğrenilmek istenen  konular­dan bir tanesidir­­. Siğil, deri tema­sı ile bulaşıcı bir hastalık olduğun­dan elinde siğil bulunmakta olan kişiler ile temas edilmeme­si ilk önlemlerden  bir tanesidir­­. Siğil taşımakta olan kişiler­de aile içi bireyler­de de siğil görülme olasılı­ğı yüksektir­­. Tedavi gerçekleştirilmediğinde siğillerin sayısın­da artış gözlenebilir ve vücudun türlü bölgelerine yayıla­bilir­­.

Eldeki siğillerin yayılma şekli ve görüntüsü şu şekil­de tarif edilebilmektedir­­.

Siğiller, el sıkışma, öpüşme ve aynı temizlik ürünleri­nin kullanı­mı gibi yollar ile başka kişilere bulaşa­bilir­­. Genel­de yüz ve boyun bölgesinde görülmekte olan siğiller­de hastanın siğili tanıma­sı zaman ala­bilir ve bu siğilin artışı­na ve daha çok alana yayılmasına neden  olur­. Lakin eller­de görülmekte olan siğiller­de bu durum daha erken  fark edilebilmektedir­­. Parmak ve el bölgesinde kabuklu, sert tırtıklı bir yapıya sahip olan siğiller, en  hızlı yayılan ve hızlı bir şekil­de büyümekte olan bir grupta yer alır­­.

Siğillerin Tedavisi

Ellerdeki siğiller­de tedavi nasıl olur?

El ve vücut bölgesinde görülmekte olan siğiller­de katiyyen  el ile müdahale edilmemesi, koparılmama­sı gerekiyor­. Bununla birlik­te en  fazla düşülen  yanlışlar­dan birisi olan ""zaman içerisinde geçer"" algısı siğillerin daha çok artışı­na ve yayılmasına neden  olacaktır­­.

Greyfurtun Her Gün Yeni Bir Faydası Keşfediliyor

Greyfurtun Her Gün Yeni Bir Faydası Keşfediliyor

Greyfurt, turunçgiller ailesin­den  bir meyvedir; ve Vitamin C bakımın­dan da ne kadar zengin olduğunu bilmeyen  bulun­maz­. Turunçgil, o kadar değerli bir meyve olarak bili­nir ki, kendisinden, sihirli meyve olarak bahsettirmeyi de başarmıştır­­. Genel olarak greyfurtun faydalarına baktığımızda, içeriğindeki lif, enzim; ve Vitamin C sayesinde, diş eti kanamaların­dan kansere, kolesterole kadar pek çok soruna; ve hat­ta cilt hastalıklarına bile iyi geldiği bilinir­­.

1 adet greyfurt ile, ne gibi faydalar el­de edebileceğimize, kısaca bir göz atacak olursak: 80 miligram Vitamin C ile 50 kaloriyi başta görürüz­. Kalorisi düşük; ve Vitamin C bakımın­dan çok güçlü olan greyfurtun muhteviyatın­da liminoids ve lycopene bulundurmaktadır­­.  Bu maddeler ise, son yıllar­da gerçekleştirilen  incelemeler ile, pek çok kanser türüne iyi gelen  maddeler olarak görülmüştürler­. Bu kanser türleri­nin başın­da ise, prostat kanseri yer alır­­. Aynı zaman­da greyfurt­ta naringin ile beraber yer alan flavonoitler de, ağız kanseri­nin oluşmasını mü­him ölçüde azaltırlar­.

Greygurtun koruyucu tesirleri­nin yanısıra, günlük yaşantıdagerçekleştirdiği faydalarına bakacak olursak: metabolizmayı hızlandırıcı etki­yi ile kilo vermeye yardımcı; ve yemekler den  evvel yarım adet yenildiğinde ise, iştah kesici bir rol oynamaktadır­­.  Bunun yanısıra, insülin direnci­ni kıran greyfurt, günde 3 öğün yemek öncesi yarımşar adet yenildiğinde, 12 haftada, yemek alışkanlıkların­da hiç bir farklılık yapmaksı­zın 3 ile 4 kilo arasın­da zayıflama sağlar­. Bununla beraber, antioksidan yapısı ile ciltteki akne oluşmasını önlemekte; ve var olan akneleri de geriletmektedir­­. Cilt tarafı ile emdirilen  greyfurt, cilt üstün­de 72 saat gibi uzun bir müddet koruma sağlama­sı ile bili­nir­­.

Günde bir tane greyfurt yiyen  kişiler, kalp hastalıklar­dan ve kötü kolesterolden  kurtulur­. Greyfurt, yaraların iyileştirilmesinde daha çabuk bir süreç izlerken, içeriğindeki lif ile sindirim sistemi­ni kolaylaştırır; ve kabızlığı geçirir­­. Bunun yanında, nikotin gereksinimi­ni azaltır; var olan nikoti­nin atılışı için ise, bir detoks etki­yi gösterdiği söylenmektedir­­. Diş eti kanama sorunu ile yüz yüze olan kişilerde, bu problemin giderilmesinde etkin güç olarak bili­nir­­.

Tüm bu faydalarına karşın, greyfurt kullanımın­da dikkat edilmesi lazım olan bir nokta da bulunmaktadır ki bunun ne olduğu ise, esasın­da daha öncesin­den  de duyulmuş olabileceği­ni düşündüğümüz bir etkendir: ilaç kullanımı­. Greyfurt, içeriğindeki etkin maddeler sayesinde, ilaçları metabolize etmeden  atma­sı nedeniyle, ilaçların bünyemizde etki göstermeden  birikmesini; ve bu sebepten  ötürü de biriken  ilaçların zehir etki­yi göstermesine neden  olur­. Bu nedenle, antidepresan, hipertansiyon, kolesterol, HIV tedavisi ilaçları gibi ilaçları kullananların, greyfurt tüketmeme­si tavsiye edi­lir­­. Sadece bir bardak greyfurt suyu bile 24 saatlik bir etkiye sahiptir; bunu unutma­mak gerekir­­.

Yüz Lekeleri İçin Evde Ne Yapılabilir?

Yüz Lekeleri İçin Evde Ne Yapılabilir?

Cilt tipim pek yağlı olmadığın­dan sivilce, siyah nokta gibi cilt problemleri­ni çok sık yaşamıyorum­ ama pek çok kişi­nin ortak sorunu olan yüz lekeleri benim de ara sıra kabusum oluyor­. Bu lekelerin meydana gelmesinde türlü ne­denler olsa bile benim lekelerim genel olarak güneşe fazla maruz kaldığım dönemler­de ortaya çıkar­. Bu küçük koyu lekelerden  çok huzursuz­luk duyduğum dönemler­de yaptığım incelemeler neticesin­de denediğim iki temel reçetem bulunmakta­. Ve gerçekten  tesirli bulduğum için sizinle de paylaşmak istedim­. Hazırlama­sı ve temin etme­si ba­sit reçeteler olduğun­dan denemenizi öneririm­. En çok tercih ettiğim ve en  beğendiğim yüz lekeleri için maske tarifimden  başlıyorum­.

Cilt Lekeleri İçin Yüz Maskesi

Malzemeler;

* Limon suyu
* Gül suyu
* Bal

Yapılışı;

* Tüm malzemelerden  1 çorba kaşığı ekle­yip maskemizi hazırlıyoruz­.
* Karışımı lekelerin üzerine dairesel hareketler yaparak masajla birlikte uyguluyoruz­.
* 20 dakika yüzümüzde beklettikten  sonra duruluyoruz­.
* Etkili sonuç için günlük uygulama öneriliyor­. Gündüz veya gece yapmanız olanak­lı­.

Aloe Vera

Aloe Vera, yüzyıllar­dan bu yana cilt yenilenmesinde seçilen  bir bitki­. Ben  yüz temizleyicisi olarak aleo vera içeren  ürünleri tercih ediyorum­. Bu bitki­nin cilt lekeleri­ni gidermede oldukça tesirli olduğu söyleniyor­.

22 Ocak 2015 Perşembe

En Kolay Meme Büyütme Yöntemi Nedir?

En Kolay Meme Büyütme Yöntemi Nedir?

Meme büyütme ameliyatları, hem yurdumuzda hem de dünyada her yaştan kadı­nın en  çok irdelediği estetik konuları­nın başın­da geliyor­. Bu ameliyatlarla pek çok kadın hep hayali­ni kurduğu göğüslere kavuştu­. Lakin bu kadınların tamamı­nın mutlu olduğunu ve meme büyütme ameliyatları­nın her hastada istenilen  netice­si verdiği­ni söylemek olanaklı olmaz­. Ağızdan alınan haplar ya da suni enjeksiyon maddeleri ile meme büyütmeye çalışmak gibi yanlış metod­ların uygulanması­nın da kansere varan pek çok hastalığa davetiye çıkardığını söyleyen  Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op­. Dr­. Naci Çelik meme büyütmede en  doğal, en  güzel ve en  sağlıklı sonuçları alabilecek olduğunuz yöntemleri anlatıyor­.

Daha büyük memeler için sağlığınızı riske atmayın
Bugüne baktığımızda; meme büyütme ve bazı zamanlar de hem büyütüp hem dikleştirme ameliyatları, burun estetiği ameliyatları ile beraber en  fazla uygulanmakta olan estetik ameliyatlardandır­­.  Meme büyütmenin pek çok metodu vardır fakat bunların bazısı esasın­da sağlığa zararlı ve hiç bir şekil­de uygulanmama­sı lazım olan yöntemlerdir­­. Örnek verecek olursak ağız yolu i­le alınan haplarla memeler büyümez­. Eğer meme bu haplarla büyüyorsa da dokuda meydana gelen  ödem sebebiyle büyüyordur ve ilaç bırakılınca meme tekrar küçülür, hat­ta eskisin­den  bile küçük olup sarka­bilir­­. Hormon da içerebilen  bu haplar kanser rizikosu oluştura­bilir­­. Aynı şekil­de aynı şekil­de dıştan suni enjeksiyon maddeleriyle memeyi büyütmeye çalışmak da meme gibi epey duyarlı olan bir organa yapılmama­sı lazım olan bir işlemdir­­. Bu teknikle öğle arası meme büyütme yaptıran bilhassa Ukrayna, Rusya ve BAE’nde yaşayan pek çok kadın­da problemler, apse oluşumları görülmüş, meme dokusunun çıkarılışı gibi ameliyatlar yapılmak zorun­da kalınmıştır­­. Uzak Doğu’da bu konuyla ilgili bilimsel çalışmalar yapılmış ve dıştan enjekte edilen  bu maddelerin kanser riski­ni arttırdığı kanıtlanmıştır­­.

En doğal metod memeye yağ enjeksiyonudur fakat yalnız başına kafi olmaya­bilir
Memeye yağ enjeksiyonu vücudun kendi yağ dokusunun memeye enjekte edilişi ile yapılmakta­dır­­.  Bu metod ilk uygulanmaya başlandığı zaman pek çok plastik cerrah bu metoda sıcak bakmamış ve kanser riski­nin bu kadar yüksek olduğu bir organa yağ enjeksiyonuna tereddütlü yaklaşmıştır­­. Lakin yapılmakta olan çalışmalarla yağ enjeksiyonların­da böyle bir riskin bulunmadığı ve en  ideal meme büyütme yöntemlerin­den  biri olduğu görülmüştür­. Zira yağ enjeksiyonu metodu göğüslerin doğallığını bozmaz­. Bilhassa zayıf hastalar­da deri yapısı­nın da ince olma­sı sebebiyle takma (silikon) konuluşu yöntemi­nin memelerin doğallığını bozması, protezin hissedilir olma­sı ve takma üstün­de dalgalanmalar görülüşü sebep­leriyle tercih edilemediği göz önünde bulundurulduğun­da yağ enjeksiyonunun doğallığı­nın önemi daha iyi anlaşıla­bilir­­. Lakin yağ enjeksiyonu da birçoğu kez hastanın memesi­ni yeteri ka­dar büyütmez ve ideal büyüklüğe ulaşmak amacıyla birkaç kez yağ enjeksiyonu yapmak gerekir­­.

Yağ enjeksiyonu ve takma beraber uygulanıp zayıf kadınlara da doğallık sağlana­bilir.
Yağ enjeksiyonu ile protezin beraber uygulanma­sı da olanaklıdır­­.  Op­. Dr­. Naci Çelik hangi hastalara sadece yağ enjeksiyonu, hangilerine sadece protez, hangilerine ise iki yöntemin birden  uygulanma­sı gerektiği­ni şöyle açıklıyor: "Eğer bir hastada yeteri ka­dar yağ var ­ise ve memesine takma koydurmak istemiyorsa yalnız­ca yağ enjeksiyonu, belki birkaç operasyon gerekecektir ama uygulana­bilir­­. Eğer hastanın hatları yuvarlak, derisi yeteri ka­dar kalınsa ve çok büyük bir takma istemiyorsa yalnız­ca takma koyuluşu tercihi de yapıla­bilir­­. Lakin asıl problem olan hasta grubu zayıf hastalardır ve bu hastalar­da tercih edilmesi gerekli olan uygulama memeye normale göre daha küçük bir takma koymak ve bilhassa meme arasın­da bulunan boşluğu, göğsün üst bölümünü ve yanlar­da protezin ele geldiği yerleri hastadan alınan yağlarla kamufle etmek olmalıdır­­.  Bu metod büyük takma kullanılmasın­da yaşanabilecek sorun­ları azalttığı gibi epey sağlıklı ve doğal göğüslere kavuşulmasına imkan vermekte­dir­­."

Selülitin Bitkisel Tedavisi

Selülitin Bitkisel Tedavisi

Bilhassa kadınların baş belası olan selülit, çözülmesi gereken en  mü­him sorunlar­dan biri­. Bilhassa selülit tedavileri bitkisel çözümlerle yapılmakta­dır­­.  Faydalı oluyor ki günlük olarak farklı bir çözüm önerisi sunuluyor­. Belki de hiç fark etmediğiniz bir çözüm de ay çekirdeği­. Bol bol tüketenler selülitlerden  kurtuluyor­. Selülit sorunu yaşayanlar için mü­him bir yiyecek olan ay çekirdeği sizi selülitlerden  kurtaracak­. Ay çekirdeğindeki doku selüliti yok etmeye yardımcı olmakta­dır­­.  Ay çekirdeği de antioksidan bakımın­dan zengin tohumuyla selülit dokusunu yok etmeye yardımcı olmakta­dır­­.

Evde Duş Jeli Yapımı

Evde Duş Jeli Yapımı

Eğer kuru bir cilde sahipseniz ya da kötü ve nemsiz hava şartlarından dolayı cildiniz kuruyorsa aradığınız duş jelini bizim yazımızda bulacaksınız. Her n'olursa olsun kuru cilt çatlar ve sonrasında pul pul dökülmeye başlamaktadır­­.  Kuru ciltler için banyo yaparken  cildi kurutan sabunlar­dan kullanmamaya özen  göstermek gerekir­. Daha da ileri gitmeli, mümkünse hiç sabun kullanmamalı­. Bu makale­mizde evde kolaylık­la hazırlayabilecek olduğunuz pratik bir duş jeli tarifi vereceğiz. Kullanmaya başladıktan sonra cildinizde gerçekleşen düzelmeyi ve nemi siz de yakından fark edeceksiniz.

Duş jeli için malzemeler
1 adet bebek şampuanı
7-8 çorba kaşığı kadar lavanta yağı
5-6 çorba kaşığı kadar zeytin yağı


Hazırlanışı ve uygulanışı
Bebek şampuanını bu tarifle bütünüy­le duş jeline çevirecek olduğunuz için vücudunuzdan başka yere kullanmamanız gerekiyor.
Bebek şampuanı­nın içerisin­den  bir miktar dışarı boşaltın­. Çünkü başka malzemelerin karışma­sı için birazcık yere gereksinim olacak­.
Yeterli yer kaldıktan sonra yağları şampuanın içerisi­ne dökün ve iyice karıştırın­.
Fakat bu şekilde zor karışıyor diyorsanız şampuanı bir kaba dökün ve yağlarla birlikte bir kaşıkla karıştırın. Karıştırma işlemi­ni orada yaptıktan sonra tekrar şampuan kutusuna geri boca edin.
Banyo yaparken  vücudunuzu bu jelle yıkayabilirsiniz­.
Yıkanırken  hem temizlenmiş olur hem de yağlar yardımıy­la vücudunuzu nemlendirmiş olursunuz­.

Gribe Karşı Koruyan Besinler

Gribe Karşı Koruyan Besinler

Kış mevsiminin gelişiy­le artan grip salgınlarına karşı bağışıklık sisteminizi güçlendirmek oldukça önem vermemiz gereken bir durum.

Havaların soğumasıyla bir­likte grip, soğuk algınlığı gibi hastalıklara yakalanma riskimizde arttı­. Tavsiyemiz; sizi hastalıklar­dan koruyacak bu gıdalar­dan bol bol tüketmenizdir­.

Gribe karşı koruyan gıdalar
Ani ısı değişimleri; baş ağrısı, halsizlik ve yorgunluğa neden  olmakta­dır­­.  Bağışıklık sistemi­nin zayıflamasına sebep olan bu sorunlar; grip, nezle, soğuk algınlığı, bronşit gibi pek çok hastalığı da beraberinde getirmekte­dir­­.

Ünlü diyetisyen  Şefika Aydın Selçuk, hastalıklara karşı bazı tavsiyeler­de bulunuyor:

- Şifa kaynağımız kefir. Yoğurt prebiyotik, kefir ise probiyotik olarak tanımlanmaktadır­­. Bunlar vitaminlerin emilmesi­ni fazlalaştırır hastalıklara karşı vücudumuzu korur­.

– Yumurta, balık, süt, ıspanak, havuç, yeşil biber enfeksiyonlara karşı mükemmel koruma sağlar­.

– E vitami­nin en  mü­him görevi antioksidan özelliğidir­­. E vitamini bakımından zengin besinler; ceviz, fındık, badem, yeşil sebzeler, kuru baklagiller gibi besinlerdir­­.

– Sarımsak bağışıklık sistemi­nin baskılanmasını önler­. Aynı zaman­da kansere karşı tesirli bir silahtır­­. Kokusu bile faydalıdır.

– Maydanoz, bir provitamin A yani beta karoten kaynağıdır­­.  Bu özelliği ile görme gücü, kılcal damar sistemi ve tiroid bezi­nin fonksiyonları üstün­de tesirlidir­­.

– Kayısı da enfeksiyonlara karşı vücut direnci­nin artmasın­da mü­him rolü bulunur­.

İlgili aramalar: gribe karşı ne iyi gelir, gribe yakalanmamak için, gribe yakalanmamak için neler yemeliyiz, grip olmamak için ne yemeliyiz

19 Ocak 2015 Pazartesi

Çiğ Köfte Kilo Verdirir Mi?

Çiğ Köfte Kilo Verdirir Mi?

Acı yiyecekler yemek metabolizmayı hızlandırır. Acı denildiği zaman aklıma ilk gelen  yiyeceklerden  birisi katiyyen  çiğ köftedir­­. Gerek kendimden  gerek se çevremden  edindiğim izlenimlere göre çiğ köfte sevmeyen  yoktur diyebilirim­. Peki çiğ köfte zayıflatır mıı Bana göre çiğ köftenin kalori etki­yi içeriğindeki yağ ve salça oranın­dan geçiyor­.

Çiğ köfteyi fazlaca tüketmemekte gerekli elbette­. Çiğköftedeki baharatların içinde olan acı ve pul biber vücut­ta metabolizma hızı­nın artışı­na imkan vermekte­dir­­. Bunun yardımıy­la vücut daha fazla enerjiye gereksinim duymakta­dır­­.  Bu da daha fazla madde yakımı, daha fazla vücut­ta depolanmış ürünlerin yakılışı manasına gelmektedir­­. Eğer sizde çiğ köfteyi kararın­da tüketirseniz hem kilo vermeniz daha kolay hale gelir hem de Türk mutfağı­nın bu harika yemeğin­den  kendinizi mahrum bırakmamış olursunuz­. Gün içerisinde 3* 4 adet çiğ köfteden  meydana gelen  bir ara öğün bizleri daha ince bir bedene götürebilir­­.

Hamilelikte Şeker Yüklemesi Yapmak Zararlı Mı?

Gebelikte Şeker Yükleme­si Yapmak Zararlı Mı? Gebelikte şeker yükleme­si yapmak zararlı mı sorusu son günlerin en  çok tartışılan konuların­dan bir tanesidir. Gebelikte şeker yükleme­si ne zaman yapılır? sorusu ise en  fazla sorulan sorular­dan biri­. Gebelikte şeker yükleme­si gebeliğin 24­. ile 28­. haftalar arasın­da yapılmakta­dır­­.  Gebelik diyabeti­nin erken  süreçte saptanma­sı epey önemlidir­­. Zira erken  süreçte tespit edilen  diyabet büyük riskli durumları de ortadan kaldırabiliyor­. Bazı uzmanlar hamilelikte şeker yüklemesi­nin epey sakıncalı olduğunu ve yükleme yapılması­nın hem bebeğe hem de anneye ciddi zararlar verebileceği­ni savunmaktadırlar­. Lakin bu konunun uzmanı olan kadın doğum uzmanları test sırasın­da anneye yüklenen  şekerin bebeğe bir zararı­nın olduğu hususun­da kanıtlanmış bilimsel bir çalışma olmadığını belirtmektedirler­. Gebelikte şeker yüklemesi­nin yapılması­nın sebe­bi hem annenin hem de bebeği­nin sağlığı­nın korunma­sı amaçlıdır­­.  Kan şekeri olma­sı lazım olan değerin daha yükseğinde olan gebe kadınlar­da ölü doğum ve düşük rizikosu çok yüksek olmakta­dır­­.  Bununla birlik­te böbrek gibi bir­takım iç organlar­da da kalıcı hasarlar oluşma olasılı­ğı de artmakta­dır­­.  Bilhassa ailesinde diyabet öykü­sü olan kadınlar­da hamilelik süreci boyunca de diyabet oluşma rizikosu yükselir­­. Gebelikte şeker yükleme­si ne zaman yapılır? Önceki doğumun­da sorun yaşayan gebeler için de risk yüksektir­­. Bunun yanın­da fazla kilolu ve yaşı 35’den  fazla olan gebeler için risk başka anne adaylarına oranla çok daha yüksektir­­. Bun­dan dolayı şeker yükleme­si burada büyük ehemmiyet taşır aslında­. Zira zamanın­da tespit edilen  diyabet ted­bir alınarak bebeğe ve anneye zarar verme­den  atlatılır­­. Gebelikte Şeker yükleme­si nasıl yapılır? Şeker yükleme­si anneye 50 gr­. glikozlu su içirilerek yapılmakta­dır­­.  Kadın doğum uzmanları bu miktar­da olan glikozun anne rahmine ulaşacak boyut­ta olmadığını ve zaten  insilünün bu farkı tolere edebildiği­ni belirtmektedirler­. Lakin her zaman doğru ve son hükmü bu konu ile ilgi­li yani kadın doğum hususun­da uzman doktorunuz söyler­. Sonuçta sizi en  iyi tanıyan odur ve en  uygun bilgi her zaman olduğu hal­de hususun­da uzman olan doktorlardır­­.  Bun­dan dolayı hiç bir zaman kulaktan dolma bilgilerle öncelikli olarak de mevzu­bahis çocuğunuzun sağlığı olduğun­da hareket etmeyin­. Her zaman bir uzman doktora danışarak hareket edin­.

Bebeklerde Kalça Çıkığı Neden Olur?

Bebekler­de Kalça Çıkığı Neden  Olur?

Bebekler­de kalça çıkığı neden  olur? Bu soru pek çok annenin sorduğu sorular­dan bir tanesidir­­. Bebekler­de kalça çıkığı epey mü­him ve teşhisi de zor bir haldir­­. Kalça çıkığına neden  olan faktörlerin başın­da ise yetişkinlerin bebekleri yanlış giydirmeleri ve bir­takım yanlış hareketleri gelmektedir­­.

Kundaklama bebek için zararlı mıdır?

Eskiden kalma bir gelenek olan kundaklama yöntemi hala günümüzde bazı kesimler tarafından devam ettirilmektedir. Kundaklamada bebek bezler elini, ayağını hareket ettiremeyecek şekilde sıkıca sarılmaktadır. Tabiri caizse paketlenmektedir. Bu durum uzmanlar tarafından bebeğin sağlığı yönün­den  epey sakıncalı bir durum olarak nitelendirilir­­. Bebeğin sımsıkı kundaklandığı bu konumda kalça çıkığı oluşma ihtimali epey yüksektir­­. Bun­dan dolayı bebeğinizi katiyyen  kundaklamamanız gereklidir­­.

Bebeğinizi bol ve onu sıkmayan eli­ni ayağını boşta bırakan giyecekler giydirmeniz gerekir­­. Bebeğinizi bezlerken  doğru ölçüde bez kullanarak doğru şekil­de bezlemeniz gerekir­­. Bebeğini­zin bacaklarını çekiştirerek aynı hizaya getirmemeniz gerekir­­. Bir başka mü­him konu da bebekler asla yaşına gelmeden  ayakları­nın üzerine bastırılmamalı ve yürütülmeye çalışılmamalıdır­­.

Bebekler­de kalça çıkığı­nın tedavisi nasıl olur?

Çocuk doktorunuza gittiğinizde kalça çıkığı olup olmadığını kontrol etmesi­ni sıklık­la hatırlatmanız gerekir­­. Zira geç fark edilen  kalça çıkıkları alçı ve ameliyat ile tedavi edilebiliyor­. Bebekler­de meydana gelen  kalça çıkığı bebek yürüyene kadar kendisi­ni belli etmiyor­. Lakin bir doktor muayenesinde anlaşılabiliyor­. Bebek yürüdüğünde ise eğer kalça çıkığı var ­ise ayak boyların­da farklar, yürümede zorlanmalar ve bacakları açmakta şikayetler olabilmekte­dir­­. Bu gibi belirtiler gördüğünüz bebeğinizi vakit kaybetmeden  bir doktora götürmenizde fayda bulunmakta­.

18 Ocak 2015 Pazar

Saç Dökülmesini Önleyen 10 Tavsiye

Saç Dökülmesi­ni Önleyen  10 Tavsiye

Mevsimsel değişiklikler­de meydana gelen  saç dökülmesi­ni engellemenin yolları

Dermatolog Ahmet Günay, bilhassa sonbahar­da artan saç dökülüşü sorunları­na karşı saçlarınızı korumanın yollarını 10 maddede özetledi­; Bilhassa mevsim dönümlerinde tesirli olan saç kaybını engellemek amacı ile üzerimize düşen  görevler olduğunu hatırlatıyor­. Saçlarımızı korumak amacıyla yapmak gerekenleri anlatan Dr­. Ahmet Günay’ın uyarı ve önerileri şöyle:

- Saçlı deri temizliği çok önemlidir­­. Günümüzde insanlar; hava kirliliği, endüstri artıkları, sağlıksız çalışma ortamları gibi sebep­lerle saçlarını günlük olarak veya günaşırı yıka­mak zorun­da kalıyor­. Bu da saçlı deri sağlığı için gerekli yağ ve nemi kurutacağın­dan uygun şampuan ve nemlendiricilerin seçilmesi­ni gerekli kılıyor­. Bilhassa yağlı saçların daha fazla döküldüğünü bildiğimizden  saç temizliğimiz için kullanacağımız ürünleri doğru seçmemiz gerekmekte­dir­­. Saçlı deriyi daha iyi temizleyen, muhteviyatın­da fazla kimyasal bulunmayan, doğal maddeler içeren  (örneğin Capigen, Saw palmetto, d panthenol gibi) şampuan ve temizleyiciler kullanmak dökülmeyi engellemek amacı ile yapılacaklar arasın­da olur­.

- Sağlıklı beslenme başka bir gereklilik­. Cildimize olduğu hal­de saçlarımıza da faydaları bilinen  kafi protein ve vitamin içeren  beslenme tarzı­nın tercih edilişi önemli­.

- Yeteri kadar su tüketilme­si de bir başka mü­him unsur­. Günde 2* 2,5 litre su içmek, cildimize olduğu hal­de saçlı derimize de gerekli nemi içeriden  sağlayarak saç dökülmesi­nin önlenmesinde mü­him rolü bulunur­.

- Saç dökülmesi­nin engellenmesine ve büyüme aşamasındaki saçların güçlenmesine yardımcı olduğu bilinen  HSOR maddesi ile ilgi­li yapılmakta olan klinik çalışmalar tesirli neticeler vermiştir­­. HSOR enzimleri içeren  ürünleri düzenli şekil­de kullanmak, saç dökülmesi­nin engellenmesinde ve büyüme aşamasındaki saçlar­da artışa yardımcı olur­.

- Saçları tararken  saçlı deriye temas etmek folliküller­de mevcut olan faydalı yağların saç tellerine yayılmasına imkan vermekte­dir­­. Fön, düzleştrici gibi aygıtlar sık ve yakın mesafeden  kullanıldığı zaman saçlı deri doğal nemi­ni kaybeder, hem dökülme hem de kırıkların oluşumu kolay hale gelir­­. Devamlı şapka, jöle gibi saçlı deri­nin hava almasını engelleyen  faktörlerinde saç dökülmesi­ni tetiklediği unutulmamalıdır­­.

- Periyodik olarak saç sağlığını olumlu yönde etkilediği bilinen  B Vitamini, birtin ve d-panthenol almak, saç dökülmesi­nin engellenmesinde önemlidir­­.

- Sigara ve alkolün aşırı tüketimi de saç dökülmesi­ni direkt etkilemektedir­­. Bun­dan ötürü sigara ve alkol tüketimin­den  olanaklı mertebe kaçınmak ­gerekir­­.

- Demir ve çinko noksanlığı mü­him saç dökülüşü sebep­lerindendir­­. Lakin bunlar ağır metaller olduğundan, yapılacak tetkikle eksiklikleri ortaya çıkmadan kullanılmaları doğru olmaz­. Mutlaka tahlil yaptırdıktan sonra, noksanlık var ­ise kullanı­mı gerekir­­.

- Tiroid iş­lev deformiteleri (bozuklukları) saç dökülmesi­ni en  fazla tetikleyici sebep­lerdendir­­. Bun­dan dolayı doktor gözetiminde tiroid testleri­ni yaptırıp, bozulma tespit edilir ise tedavileri­ni düzenlemek saç dökülmesi­ni engeller­.

- Vitamin içeren  karışımların, ba­zı zamanlar dermatolog tarafı ile saçlı deri için üretilen  ince iğnelerle saçlı deriye enjekte edilmesi, saç dökülmesi­nin engellenmesinde çok tesirli bir yöntemdir­­.

Saç dökülüşü bütün bunlara rağmen  önlenemiyorsa mutlak suretle dermatoloğunuza başvurmanız gerekir­­.

Zayıflatan 10 Bitki

Zayıflatan 10 Bitki

Sağlıklı bir şekilde kilo vermek isteyenler, iştah azaltan ve yağ yakma­yı hızlandıran bu bitkileri tercih edebilirler.

Maydanoz

Maydanoz metabolizmayı hızlandırarak bağ dokusunu güçlendiriyor­. Maydanoz yemek ve çayını içmek, ödemlere ve vücudun su toplamasına karşı çok tesirli bir metod olarak bilinir­­.

Adaçayı

Zayıfla­mak isteyenler tarafı ile iştah kesici olarak kullanılmaktadır­. Çay ve yemekler­de baharat amacıyla da kullanılabiliyor­.

Fesleğen

Vücut­ta biriken  fazla suyu atmaya yardımcı olmakta­dır­­.  Üstelik içerisindeki eter yağların moral yükseltici etki­yi bulunmakta­dır­­.

Atkuyruğu bitkisi

İdrar sökücü özelliğiyle bilinir­­. Yağ dokularını eritmeye yardım edici bitki yaraların geçişine de yardımcı olmakta­dır­­.  Fakat bütün idrar söktürücü bitkiler­de olduğu şekil­de fazla dozda kullanılırsa böbreklere zarar verebilir­­.

Kekik

Sindirim problemleri­ni tedavi e­den  etkiye sahip ve metabolizmayı hızlandırıyor­. Bağışıklık sistemi­ni güçlendirmenin yanı sıra yorgunluktan şikâyet edenlere zindelik veriyor­.

Civanperçemi

Tatlıya karşı iştahı keser, tokluk duygusu vermekte­dir­­. Tazelik veren  lezzeti, ağır yemeklerin tadını hafifletir­­.

Biberiye

Sindirimi düzenler­. İyi bir canlandırıcıdır, kanın vücut­ta dolaşımını çabuklaştırır, cildi sıkılaştırır­­. Et yemeklerinde kullanıla­bilir­­.

Tere

Vücuttaki yağ yakma­yı hızlandırıyor­. İnce yaprakları pişince acılaştığı için çiğ yemeli­dir­­. Bununla birlik­te içinde birçok vitamin barındırır­­.

Sinameki

Kalın bağırsakta suyun emilimi­ne engel olarak müshil görevi yapmakta­dır­­.  Uzun süreli kullanımlar­da bağırsaklar­da yan tesirlere yol açacağın­dan idrar söktürücü özelliği bulunmakta olan rezene ve nane gibi bitkilerle desteklenme­si gerekmekte­dir­­.

Balık otu

Bünyenin kimyasını hızlandırarak zayıflamaya destek olmakta­dır­­.  İçindeki maddeler tırnakları güçlendirerek saçlara parlaklık vermekte­dir­­. Salata ve meyveli içecekler içinde kullanıla­bilir­­.

15 Ocak 2015 Perşembe

Neden Şişmanlarız?

Neden  Şişmanlarız?

Şişmanlama hususun­da çevresel faktörlerin rolü oldukça büyüktür­. Bun­dan dolayı kilo alımı­nın artışı­na ve kalori harcanması­nın azalışı­na neden  olan faktörleri tanımak, düzgün beslenme alışkanlıkları kazanmamıza destek olmakta­dır­­.

Normal kilomuzda kalmak amacıyla yakabildiğimiz kadar yememiz gerekiyor­­. Eğer yakabileceğimizden  daha fazlasını alırsak, aldığımız bu fazla kaloriler bedenimizde yağ olarak birikir ve aşırı kilo sorunu ortaya çıkmakta­dır­­.  Alınan karbonhidratlar vücut­ta yalnız­ca glikojen  olarak depolanır ki bunun miktarı 300* 500 gram kadar olur­. Vücudumuza sürekli ihtiyacımızdan fazla karbonhidrat alırsak bunlar yağa dönüşerek depolanır ve kilo almakta­yız­. Obezitenin giderek salgın hali­ni almasında, ba­sit yaşam biçimi sebebiy­le hareketliliğin azalması, fazla kalori alımı ve fast* food türü yemek alışkanlıkları­nın artma­sı mü­him rolü bulunur­.

Neler Kilo Almamıza Neden  Olmaktadır?

Yetişkin yaşlar­da kilo almaya ya da obeziteye neden  olan öncelikli etkenler durağanlık ve aşırı beslenmedir­­. Bun­dan başka yaşın ilerleyişiyle de kilo almaya başlarız­. Tiroid bezi yetmezliği (hipotiroid), insülin direnci, reaktif hipoglisemi denilen  kan şekeri düşüklüğü, böbreküstü bezi­nin aşırı kortizol üretmesi, yumurtalıklardaki kistler ve hormon deformiteleri (bozuklukları) da kilo almanın mü­him sebep­leridir­­. Evlenip daha son­ra düzenli yemek çağı­nın başlama­sı ya da sigarayı bırakınca iştahın artma­sı da kiloyu artıran olaylardır­­.  Az su içmek, aşırı alkol tüketimi, depresyon, bir­takım psikolojik sorunlar, emeklilik ve gece vardiyasın­da çalışmak gibi bir­takım sosyal ve psikolojik sebep­ler kilo alımın­da mü­him etkenlerdir­­.

Obeziteyi Tetikleyen  Çevresel Etkenler
* Büyük porsiyonlar­.
* Yağlı, kalorisi ­ yüksek gıdalar­.
* Glisemik indeksi yani kan şekeri­ni artırıcı etki­yi yüksek besin­lerin fazlalığı­.
* Kalsiyum düşüklüğü­.
* Gıdalara daha ba­sit ulaşabilme­.
* Ucuz ve kalitesiz besinler­.
* Kola, gazoz gibi asitli içecekler­.
* Şeker­.
* Fast-food türü dediğimiz, hamburger, tost, sosisli sandviç, döner, kebap gibi gıdalar­.
* Cips, bisküvi gibi gıdalar­.
* Seçenek çeşitliliği­.
* Stres, üzüntü, sıkıntı­.
* Ofis ortamın­da akşama kadar sandalyede koltukta oturmak­.
* Televizyon başın­da geçen  saatlerin artması­.
* Bilgisayar bağımlılığı­.
* Asansörler, yürüyen  merdivenler­, kısa mesafelere arabayla gitmek.
* Az uyuma­.

Yapılan incelemeler son 15 senedir yenen  yemekler­de porsiyonların çoğaldığını gösterdi­. Tabakta fazla gıda olunca fazla yenmektedir­­. Yıllar içinde alınan bu fazla kaloriler obeziteyi harekete geçirir­­. Glisemik indeksi yüksek besin­lerin yenmesinde son yıllar­da büyük art­ma bulunur­. Yurdumuz­da beyaz ekmek tüketimi, reçel, börek, çörek, pide yemek alışkanlığı fazladır­­.  Bilhassa beyaz ekmek kan şekeri­ni çabuk bozmakta ve insülin direnci­ni artırmaktadır­­. 

Kola, gazoz ve patates cipsi tüketilme­si de son yıllar­da art­ma göstermiştir­­. Bu gıdalar­da mevcut olan şeker, fruktoz gibi tatlandırıcılar kilo alınmasına büyük katkısı bulunur­. Aşırı kilolu insanların çoğun­da kolalı içeceklerin tüketimi­ni fazladır­­.  Az uyuyan ya da iyi uyumayan kişiler­de obezite sık görülmekte­dir­­.

Psikolojik Yeme Durumun­da Ne Yapmak Gerek?
* Yemek yedikten  hemen  sonra acıkma oluyor ise tatlı yemeyin, birazcık bekleyin­. Su için, müzik dinleyin, bir şeyler okuyun­.
* Etrafınızda kilo aldırıcı tatlı besinler tutmayın­.
* Her gün neyi, hangi ruh halinde yediğinizi not edin­. Yemeye yönlendiren  hadise­leri saptayın­.
* Eğer mutlak suretle yemek yemeniz gerekiyorsa meyve, tam buğday ekmeğiyle yapılmış tost, birkaç çiğ (kavrulmamış) badem ya da ceviz, kuru erik, salatalık, yoğurt, müsli yiyin­.
* Az ve sık yiyin­. Karbonhidratlar­dan uzak duru­nuz­. Üç ana öğün ve üç ara öğünde beslenin­.
* Dışarı çıkın, yürüyüş yapın­.

Stres ve Şişmanlık Arasındaki Sıkı İlişki
Stres, kilo almanın en  mü­him sebep­lerindendir­­. Hormonlar­da bozukluk yaparak kilo alınmasına sebep olmakta­dır­­.  Strese bağlı fazla atıştırmalar var ­ise şunları deneyebilirsiniz:
* Yürüyüş yapın, merdiven  inin ve çıkın­. Spor stresi azaltmaktadır­­.
* İyi uyuyun­. Uykusuzluk stresi ve atıştırmaları fazlalaştırır­­.
* Çay, kahve ve alkolden  uzak duru­nuz­. Dengeli beslenin­.
* Derin soluk alma egzersizleri deneyin­. Müzik dinleyin­.
* Evde ya da işyerinde sürekli kapalı yer­de kalmayın­. Dışarı çıkmaya çabalayın­. Bahçe var ­ise bahçe işleriyle uğraşın­.

Şişmanlığa Neden  Olan Yanlış Yeme Davranışları Nelerdir?

Kilo almada yanlış yemek alışkanlıkları­nın mü­him yeri bulunmakta­. Bunları şöyle sıralaya­biliriz: * Hızlı yemek yemek, büyük lokmalar halinde yemek, az çiğnemek ve sofrada çatalı* kaşığı elin­den  hiç bırakmamak­.
* Düzensiz ve fazla beslenmek­.
* Ziyafet ve davetlere sık katılmak, tatlı ve şeker ikramlarını reddetmemek­.
* Akşam yemeğin­den  sonra, yatıncaya dek bir şeyler yemeyi sürdürmek­.
* Öğün atlamak, öğün araların­da sürekli atıştırmak­.
* Televizyon seyrederken, kitap ya da gazete okurken  yemek­.
* Kederli ve sıkıntılı durumda teselliyi mutfakta aramak.
* Az su içmek­.
* Dışarı sürekli abur-cubur atıştırmak­.

14 Ocak 2015 Çarşamba

15 Günde 3 Kilo Verdiren Diyet

15 Günde 3 Kilo Verdiren Diyet

Buna benzer birçok diyet listesi vardır fakat süreci en  rahat geçen  diyetlerden  bir tanesidir. Bu diyete göre kendinizi bol, bol ödüllendireceksiniz. Diyet programına bakacak olursak:

Diyetin 1­.günü
Sabah; yağsız menemen, beyaz peynir, kepek ekmeği
Öğle; yoğurt içerisi­ne meyve, haşlanmış patates, yeşil çay
Akşam; ızgara balık, bol yeşil salata, yeşil çay

Diyetin 2­.günü
Sabah; yarım gevrek, 1 dilim beyaz peynir, domates, salatalık
Öğle; ya­ğı az kıymadan pişirilmiş sebze yemeği, yoğurt
Akşam; haşlanmış tavuk, yeşil salata, yeşil çay

Diyetin 3­.günü
Sabah; haşlanmış yumurta, 1 dilim kepek ekmeği, domates, beyaz peynir
Öğle; menemen, yoğurt, az meyve
Akşam; balık, yeşil salata

Diyetin 4­.günü
Sabah; beyaz peynir, 1 dilim kepek ekmeği, domates, salatalık
Öğle; menemen, yoğurt, az miktarda meyve
Akşam; bir kase çorba yağsız, yeşil salata

Diyetin 5­.günü
Sabah; yarım gevrek, beyaz peynir, elma
Öğle; haşlanmış pirinç yağsız olacak, yoğurt, yeşil elma
Akşam; ızgara balık, yeşil salata, şekersiz çay

Diyetin 6­.günü
Sabah; kepek ekmeği 1 dilim beyaz peynir, greyfurt
Öğle; ya­ğı az olan kıymadan yapılmış sebze yemeği, yoğurt
Akşam; haşlanmış tavuk, haşlama yeşil sebze, yoğurt

Diyetin 7­.günü
Sabah; yarım dilim gevrek, beyaz peynir, salatalık, domates, 1 adet yeşil biber
Öğle; haşlanmış pirinç ve yoğurt, az meyve
Akşam; ızgara balık, yeşil ve roka salatası
Evet şimdi ise 7­. Gün­den  sonra tekrar baştan başlaya­rak 10 günü aynı şekil­de tamamlaya­bilirsiniz­. Bol su içmek ve spor yapmak da rejimin başarısı yönün­den  gereklidir­­.

Nasıl Kolayca Zayıflarız?

Nasıl Kolayca Zayıflarız?

Türk kadınları yapı itibariyle yuvarlak hatlara sahiptir, yuvarlak hatlar onları oldukları için daha kilolu göstermekte­dir­­. Yuvarlak hatlara bir de ba­sit bir şekilde kilo alma eklendiği zaman Türk kadı­nları yaşam boyu kilo sorunu ile boğuşmaya mahkum oluyor­. Bun­dan ötürü gündemlerin­den  zayıfla­mak derdi hiç bir zaman eksik olmaz­. Günümüzde modanın da sıfır beden  üzerine kurulu olduğunu düşündüğümüzde, ergenlikten  başlayıp kadınlarımı­zın gündeminde hep fazla kilolar bulunur­. Bun­dan ötürü de nasıl kolay zayıflanır sorusunun cevabını düşünüyor olmaları hiçte anlamsız olmaz­.

Türk kadı­nın kilo sorunları­nın yanına Türk yemekleri­nin muhteşemliği eklendiğinde, zayıflamaya çalışmak tam bir işkenceye dönüşebilir­­. Bu işkenceyi hafifletmek amacı ile en  çok cevabını aradığımız soru nasıl ba­sit zayıflanır olmuştur hep­. Kolay zayıflamanın yolu her zaman daha az yemekten  ve daha çok spor yapmaktan geçer­.

Yurdumuz­da genel­de Avrupa ve Amerikalı uzmanların diyet listeleri ile zayıflamaya çalışmakta olan kadınların yenilgilerine şahit oluyoruz­. Oysa ki kalıt­sal kodları ve beslenme alışkanlıkları kadar günlük yaşam temposu da bambaşka olan kadınımıza bu listelerin tesirli olmadığını birçok beslenme uzmanı yüksek sesle dile getirmekte­dir­­.

Kolay zayıflamanın en  makul ve sağlıklı yolu, kişiye özel diyetlerdir­­. Bir diyetisyen­den  alacak olduğunuz yardım ile kendi günlük programınıza uygun beslenme ile hem ba­sit hem de sağlıklı zayıfla­mak olanak­lı­. Nasıl ba­sit zayıflanır sorusunun oldukça kısa cevabı; daha az yemek ve daha çok spor olarak verile­bilir­­.

Her yere araba ile gitmek, asansör ile çıkmaktansa daha fazla yürümek ve merdiven  çıkmak, spor yapmaya vakti olmayanlar için olmazsa olmazdır­­.  Doğru diyet listesi ve daha hareketli bir hayat ba­sit zayıflamanın en  basit yöntemidir­.

Türk Rap Listesi

Türkçe rap sarkılar listesi
türk rap grupları listesi , türk rapçi isimleri , türkçe rap grupları
rapçi isimleri , Türkçe Rap 90lar , Rap müzik listesi , türk rapçiler rap sanatçıları isimleri , Türk rap'in en iyileri yakında bu listede...

Türkçe Rap Şarkılar Listesi
Allame - Gölgeler (2017)
Ayben - Oha Dersin (2013)
Cartel - Al Sana Karakan (1995)(www.onlinebilgin.com)
Cartel - Cartel (1995)
Cartel - Evdeki Ses (1995)
Ceza - Ben Aglamazken (2005)
Ceza - Fark Var (2006)
Ceza - Yerli Plaka (2006)
Ceza - Rapstar (2005)
Ceza - Suspus (2015)
Ceza - Türk Marşı (2012)
Ceza ve Sagopa Kajmer - Neyim Var Ki (2005)
Contra - Çivi
Contra - Tehlikeli (2015)
Contra - Ters Yön (2017)
Çağatay Akman - Gece Gölgenin Rahatına Bak (2016)
Ege Çubukçu - Adı Yok (2017)
Ege Çubukçu - Bana Ne (2017)
Ege Çubukçu ve Ayşe Hatun Önal - Hey D.J. (2005)
Erci E - Bin Arabama (2004)
Erci E - Her Şeyi Yak (2004)
Eypio & Burak King - Günah Benim (2016)
Karakan - Al Sana Karakan (1996)
Karakan - Kan Kankardeşler (1996)
Nefret - Vatan (2005)
Norm Ender - Çıktık Yine Yollara (2011)
Pit10 - Beni Bilmiyorsun (2014)
Sagopa Kajmer - 366.Gün (2017)
Sagopa Kajmer - Ateşten Gömlek (2009)
Sagopa Kajmer - Baytar (2006)
Sagopa Kajmer - Cümle Mühendisi (2009)
Server Uraz - Akbaba Ziyafeti (2017)
Server Uraz - Melek Şeytanın Tarafında (2016)
................................................................................
Listeyi Hazırlayan: Müzikliste Editörü Yunus Güncelleme: 11.04.2017

90lar Yabancı Klipler


90lar Yabancı Klipler , 90lı yıllar yabancı klipler , 90lar yabancı video klipler , 90s hits video , 90s hits video izle , 90larin en iyi yabancı şarkıları bu listede...

12 Ocak 2015 Pazartesi

Kahve Zayıflatır Mı?

Kahve Zayıflatır Mı?

Kahvenin zayıflama üzerine tesirlerine dikkat çeken  İç Hastalıkları Uzmanı Dr­. Ayça Kaya, kahvenin bu etki­yi içermiş olduğu kafein, niasin, mikroelementler ve antioksidanlara borçlu olduğunu belirtiyor­.

Dr­. Kaya, kahvenin metabolizmaya ve zayıflama sürecine tesirleri­ni şöyle özetliyor:
* Metabolizmayı hafif de olsa hızlandırıyor, kişi­nin istirahatte harcadığı enerjiyi arttırıyor­.
* Bilhassa beyne olan kanın vücut­ta dolaşımını arttırıyor, kişiyi daha dinç hissettiriyor, dikkatin daha da yoğunlaşmasını sağlıyor­.
* Insülin direnci­ni kırıcı etki­yi nedeniy­le kişi­nin tatlı gereksinimi­ni azaltıyor­. Bilhassa canı sık tatlı isteyenler, tatlı yerine kahve içerlerse bu ihtiyacın kaybolduğunu göreceklerdir­­.
* Kahve sütle beraber içildiği zaman, bedene dengeli protein, karbonhidrat ve yağla beraber girince kişiyi daha uzun süre yok tutuyor­.
* Yapılan birçok bilimsel incelemede şeker hastalığını önleyici olabileceği bildiriliyor­.
* Parkinson ve Alzheimer hastalıklarına karşı düzenli tüketimde koruyucu etki­yi olabileceği hususun­da da incelemeler bulunmakta­. Yaşlılar­da belleği güçlendiriyor­.
* Sık migren  atağı geçirenler­de beyin damarların­da kasılma yaptığın­dan migren  atağını önleyebiliyor­. Lakin çok sık kahve içenler­de kahveyi ani bırakırlarsa migren  atakları­nın sıklığı artabiliyor­.

KAHVENİN FAZLASI ZARARDIR
Ancak kahve bol miktar­da tüketilirse zararlı tesirleri de olabilmekte­dir­­. Dr­. Kaya istenmeyen  o tesirleri de şöyle sıralıyor:
* Kalbinde ritim bozukluğu sorunu bulunanlar­da çarpıntıyı tetikleyebiliyor­.
* Kontrolsüz tansiyonu bulunanlar­da kan basıncını arttırabiliyor­.
* Günlük 5 fincan ve üzeri kullanımın­da kemik erimesine neden  olmakta­dır­­. 
* Günlük 3 fincan ve üzeri kahve tüketilme­si doğurganlığı negatif yönde etkileyebiliyor­.
* Akşamları kahve tüketilme­si uykusuzluğa neden  olabiliyor, aşırı kahve tüketilme­si sinirlilik ve tahammülsüzlük yapmakta­dır­­. 
* Kahve vücuttan su atımını arttırıp idrar gereksinimi­ni arttırıyor­. Kalp ve böbrek hastaların­da elektrolit dengesizliği yapabiliyor­.
* Hazır kahveler­de kullanılan krema, şurup, şeker miktarına göre de kalorisi çok artabiliyor­. Kremalı* aromalı* şuruplu büyük boy kahve içtiğinizde kocaman bir hamburger yemiş kadar kalori bedeninize giriyor ve sizi şişmanlatıyor­.

KAHVE HANGİ DURUMLARDA YARARLI OLUYOR?
Dr. Ayça Kaya, kahvenin hem tok tutmasını, hem metabolizmanızı çalıştırmasını hem de dikkatinizi arttırmasını istiyorsanız; kahveyi şeker ilavesiz, kremasız ve şurupsuz, günlük taze sütle ya da sade olarak tüketmenizi tavsiye etmekte.

İlgili aramalar: kahve zayıflatır mı, kahve kilo verdirir mi, kahve yağ yakar mı

Hamilelikte Uykusuzluk Sorunu

Hamilelikte Uykusuzluk Sorunu

Hamile hanımların en önemli ihtiyaçlarından biri de uykudur. Karnınız burnunuzda iken rahat bir uyku çekmeniz için size bazı tavsiyelerde bulunacağız.

Gebelikte rahat ve sağlıklı bir uyku gebeliğin gidişatı yönün­den  çok önemlidir­­. Gebelikte yaşanmakta olan uyku sorun­ları ise anne adayları­nın en  büyük sıkıntıların­dan biridir­.

Dr­. Alper Mumcu, hamileler­de uykusuzluğun sebep­leri­ni ve rahat bir uyku uyumak amacıyla neye dikkat etmemiz gerektiği­ni anlattı­.­.

Gebeliğin ilk haftaların­da anne olma düşüncesi ve heyecanı kadınların çoğun­da uykusuzluğa yol açar­. Aradan bir miktar zaman geçtikten  sonra ise uyku hamile kadın için elzem bir istek haline dönüşür­. Sabah-akşam devamlı uyuma isteği bulunur­. Hele gebelik bulantı ve kusmaları da oluyorsa, uyku sırasın­da bu şikayetler çok hissedilmediği için kişi devamlı uyumak ister­. İlk altı ay bu şekil­de gelip geçemektedir­.

Vücudunuz devamlı geli­şen  bebeğinizi desteklediğin­den  yorgun düşmektedir­­. Bebeğinizi bütün hamileliğiniz boyunca destekleyecek olan plasentası gelişmektedir ve bu esna­da vücudunuz her zamankin­den  daha fazla çalıştığı için dinlenmeye daha çok gereksinim duyar­. Gebelik ilerlediği müddetçe bu kez uyku sorun­ları baş göstermeye başlaya­bilir­­. Çoğu zaman derin ve dinlendirici bir uykuya hasret olduğunuzu hissedebilirsiniz­.

Hamileyken  uykuya dalmak neden  hep zor oluyor?
Bunun pek çok sebe­bi bulunur­. Lakin ilk ve en  mü­him neden  bebeğin büyümesidir­­. Bebek ve rahim büyüdükçe rahat bir uyku pozisyonu bulmakta zorlanılır­­. Öte yan­dan vücut parçası arttıkça uyurken  pozisyon değiştirmek güçleşir­­. Bu durum da doğal olarak verimli uykuyu engeller­. Bunun yanı sıra hamilelikte esasın­da görülmekte olan bir­takım farklılıklar de uykuyu bölerek veya uyku düzeni­ni değiştirerek uyku sorunları­na neden  ola­bilir­­.

Gebelikte en  rahat uyku pozisyonu nasıldır?
Gebeliğin erken  zamanların­da yana dönerek uyuma alışkanlığını geliştirmek ilerisi için yardımcı ola­bilir­­. Özelikle son dönemler­de dizleri bedene çekip yan dönüp yatmak oldukça rahat bir pozisyondur­. Bu pozisyon ayrıca kirli kanı vücudun alt kısmın­dan kalbe taşımakta olan büyük toplardamar üstündeki baskıyı azaltarak kalbe binen  yükün de azalışı­na yol açar­.

Bilhassa sola dönük yatıldığın­da bu etki daha belir­li duru­ma gelmektedir­­. Öte yan­dan sola dönüldüğünde rahim de sola kayacağın­dan karaciğer üstündeki baskı da azalır ve daha ba­sit hissi duyulur­.

Bilhassa son dönemler­de sırtüstü yatar pozisyon çok huzursuz­luk verici olduğu için zaten  bu pozisyona ba­sit kolay geçilmez­. Eğer farkına varmadan sırt üstü yatılırsa duyulacak huzursuz­luk sizi uyandıracaktır­­.

Gebelik süreci için özel olarak tasarlanmış yastıkları kullanmak rahat bir uyku uyumaya yardımcı ola­bilir­­. Bazı kadınlar yastığı karınları­nın altına veya bacakları­nın arasına koydukların­da çok rahat uyuduklarını belirtmekteler­. Silindirik bir yastığı veya kıvıracak olduğunuz bir pikeyi belinize yerleştirip yan yatarak da rahat bir pozisyon el­de edebilirsiniz­.

Gebelik süreci boyunca verimli bir uyku için bazı öneriler
Kola, kahve ve çay gibi kafeinli içecekleri diyetinizden  uzak tutmaya çabalayın­. Bilhassa öğleden  sonra ve akşam bu çe­şit içecekleri tüketmemeye gayret gösterin­.

Yatmadan 2 ila 3 saat önce sıvı alımınızı azaltın­. Lakin gün içerisinde kafi sıvı almaya özen  gösterin­. Benzer şekil­de yatma dan evvel ağır yemekler yemeyin­. Bulantınız var ­ise ve bu bulantı sizi uykudan uyandırıyorsa yatmadan hemen  önce kraker türü besinler tükete­bilirsiniz­.

Uyku saatlerinizi belirleyin­. Yatağa alışkın olduğunuz saatten  daha geç gitmeyin­.

Düzenli bir şekil­de egzersiz yapın; fakat yatmaya yakın zamanlar­da yapmayın­.

Yastıkları her yer­de kullanı­nız­. Nasıl ve nerede rahatlık veriyorsa yastıkları or­da kullanın; ister dizlerini­zin arasına, ister belinize, isterseniz de başını­zın altına koyun­.

Yatağa gitme den  evvel rahatlatacak birşeyler yapın­. Ilık bir duş veya bir bardak ılık süt içmek gibi...

Geceleri uykudan bacak krampları ile uyanıyorsanız yatmadan evvel iyice gerinin­. Yeterli miktar­da kalsiyum almaya dikkat edin­. Doktorunuza kalsiyum ilaçları alıp almayacağınız konusunu mutlaka görüşün.

Eğer gece uyanırsanız veya uykuya dalamaz iseniz kendinizi zorlamayın­. Kalkıp ev içinde birazcık dolaşın veya kitap okumak gibi uykunuzu dağıtmayacak birşeyler yapın. Kitap okumak en çok uyku getiren faaliyetlerin başında gelir. Bunun dışında televizyon seyredin, müzik dinleyin, bilgisayar oyunu oynayın, internet ortamın­da dolaşın­. Hoşunuza giden  ve sizi rahatlatan aktivitelerde bulunun. Eğer mümkünse gün içerisinde uyku açığınızı kapatmak amacıyla 30 ila 60 dakikalık şekerlemeler de yapmaktan kaçınmayın­.

Adıyaman Çiğ Köftecisi Iğdır Telefon Numarası

04762271888 Iğdır Çiğ Köfte, Çiğ köfteci öz adıyaman çiğ köftesi, adıyaman çiğ köftecisi, lezzetli ve hesaplı Iğdır Çiğ Köfte